Belki bir bahar sabahının kokusu
Birgün yeniden sersem eder şu hoyrat gönlümü,
Belki esiverir o rüzgar tepelerden yeniden...
Belki bir kez daha yudumlarım birkaç içeçeği denizi izlerken
Bütün fırtınaları geride bırakmış gibi,
Öyle dingin, öyle huzurlu, öyle mutlu...
Uyku ilacımı almadım,
Bu akşam,
Seninle uyumak istiyorum.
Şizofren değilim biliyorum,
Lakin beni hiç yalnız bırakmıyorsun,
Bunu da biliyorum.
Gömleği ilikler gibi sabır istiyor.
Bu sevme işi...
Tek tek ,an ve an,sırayı bozmadan iliklemek lazım.
Düğmeleri düşlerinize.
Kızmadan sevgiyle, naifçe.
Mine Yılmaz Sevinç
Ben aşkı ilk haliyle severim,
Sende ki haliyle.
Hani şu yıpratmadığın,
Kirletmediğin haliyle.
Ben aşkı başka severim,
Oda beni sever,
Şimdi tam inadına çiçek açma zamanı,
Şöyle karları aralaya aralaya,
Üstünden ata ata kırgınlıkları.
Soğuğa, ayaza aldırmadan hemde
İnadına çiçekleneceksin umuda.
Çiğdem olmalı, kardelen olmalı
İnsanın insanla sınavı var.
Bir kanlı gömlek,
Hatıra kalacak.
Birde şarapnel parçaları.
Kiminin kolunda,
Kiminin bacağında,
İnanmıştım bir aşkın
Zamanında ötesinde var olabileceğine,
Olabilirdi,
Güneş gibi ortadaydı herşey,
Gece gibi saklıydı bi taraftan...
Ay gibi bakir,
Zaman zaman etmiyorum inkar kendimi unuttuğumu,
Yorulduğumu nefes nefese kalana kadar.
Kendi canımı yaktığımı hiç sebepsiz,
Koşturmak istediklerime diz çöküp kalakaldığımı,
Heyhatlar çektiğimi.
Boynumun kökünde,
Birisi kadın mı dedi?
Sahi o neydi?
Çünkü toplum,
Hala karar veremedi.
Kadına kimlik yüklemeye.
Ben bahar şiiri yazmak istiyorum,
Yine en büyük derdimiz erken gelen kış olsun,
Kafamızdan aşağı dökülen sonbahar yaprakları olsun.
Olsun yine azıcık maç kavgamız,
Arada siyaset parçalayalım hatta,
Yemeğin tuzu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!