İlkbahar, yeşilin en narin haliyle düşer gözlerimize
Tohumdan sızan bir ışık
Toprağın uykusundan uyanan mor sümbül
Göz pınarında çimlenir mavi
Ağaçlar pembe bulutlara yaslanır
Bir bakışında filizlenir gün.
Yaz, sarıyı çağırır derinden
Güneş göz bebeğini vurur ateşten bir ok
Turuncu sıcaklar akar kirpiklerden
Deniz gözlerinde köpük köpük beyaz
Mavi göğe asılı bir türkü
Toprak kavrulur
Ama gözlerinde yeşil hala inatçı
Sonbahar, hüzünle karışır gözlerinde
Kızıl yapraklar düşer dallarından
Kahverengi toprak kokar her bakışın
Altın sarısı bir veda
Gri bulutlar yüklenir göz kapaklarına
Rüzgar savurur renkleri, ama gözlerin sabit
Kış beyazı örter her yanına
Gözlerinde buz tutar mavi
Solgun bir gümüş ışıltısı
Lacivert geceler dolar göz pınarına
kar taneleri düşer siyah zemine
Mevsimler döner ama, sen hep bakarsın
Sen baktıkça
Mevsimler birbirine sızıyor
Yeşil sarıya
Sarı kızıla
Kızıl maviye,
Mavi beyaza
Ben her bakışında
Yılın başka bir eşiğinden geçiyorum
Bir gözün çiçek tozu
Bir gözün kar suyuyla parlak taş
Ve dünya
Renklerini senden öğreniyor
Çünkü bazı gözler
zaman taşımaz
Filiz verir
Yanar
Solgunlaşır
susar
yağar
Gözlerinde bir renk ararım
Her seferinde başka bir mevsim bulurum
Seninkiler
Dört mevsimi aynı anda taşıyan
Derin bir gökyüzü
Sessiz bir tablo
Alabildiğine
Canlı renkten yapılmış uzun bir ömür...
Üç
Nafiz Faik ErbaşKayıt Tarihi : 4.07.2026 16:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!