bir renk düşüyor önce
gözle duyulan
tene usulca yaklaşan
bir okşama ürpertesi gibi
ilkbahar
ince yeşil
suya eğilmiş söğütlerin gölgesinde
çiyle parlayan otların arasında
taze biçilmiş nane kokusu
bir kuş gagasından düşen açık sarı sabah
yeryüzü o vakit
filizlenen bir zümrüt harfi gibi
adını toprağın yüreğine yazıyor
yaz balla bakır arası bir parıltı
hazirandan ağustosa güneş.
yaprakta altın, meyvede ateş, akşamda kehribar.
bir avuç suyun içinde yanan küçük güneşler
uzak bahçelerde incir kokusu
denizin üstünde eriyen mavi hayal
ve akşam, kızıl bir ipek gibi
çatılardan yavaşça sarkıyor
sonbahar
rengin içine düşünce başlıyor
sarıyla kızılın kavgası
bordonun iç sesi
pas rengi yaprakların avuçta bıraktığı ses
kehribar bir susuşla doluyor sokaklar
ve rüzgâr
sarıyı alıp turuncuya sürüyor
turuncuyu alıp kahveye yatırıyor
bir göl kıyısında
gün, çay lekesi bir ışıkla kapanıyor
kış
en derinde saklanan renk
karın taşıdığı beyaz uğultu
kurşuni gök
isli mor akşam
buz mavisi pencere
uzakta tüten evlerin içinden gelen
aşk kırmızısı bir sıcaklık
soğuk,
her şeyi camdan bir çiçeğe çeviriyor
nefes, pencerede açan gümüş bir dal
mevsimler böylece
birbirine karışıyor
yeşil sarıya sürülüyor
sarı kızılın içine akıyor
kızıl mora yaslanıyor
mavi beyazla derinleşiyor
ve dünya
her dönüşünde
başka bir renkle cana geliyor
bir yaprak ucunda
bir göl sakinliğinde
bir kirpik gölgesinde
bir çocuğun yanağında
bir akşam bulutunda
mevsimlerin rengi
aslında dünyanın kalbinden geçen
uzun
sessiz
parlak
bir nehir.
Kayıt Tarihi : 2.07.2026 21:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!