Hep, bir acelesi var, yaşamın.
Yağmurun, toprağa.
Baharın yaza, sonbaharın kışa.
Bugünün yarına.
Dağların gökyüzüne.
Göçmen kuşların, sıcak ülkelere.
Kimliksiz kaldı sevdalar.
Adı konulmamış şiirlerde.
Şimdilerin, geçmiş zamanlarını yaşar oldu aşklar.
Bir sigara içimlik vakitlerde.
Düşe kalka gözlerinden.
Dua, sessizliğinde,
Dert yağıyor, gökyüzünden.
Tüm sesler, sustu.
Anlatmayı bıraktı hayat, dilinde.
Rüzgarlar, uzak diyarlardan esiyor.
Ateşe attım, bugün her şeyi.
Soğuk bir odada, sabahı beklerken.
Kireçli, beyaz olmayan, duvarda.
İsli çırayla yanarken, gölgeler.
Kurum bağladı içimde, örümcek ağları.
Deniz düşmüş gözlerine.
Mavisi, her zamankinden daha korkak.
Uzatsam gönlümü, öylece.
Bir yanım Karşıyaka, bir yanım Konak.
Ateş böcekleri geçiyor,
Ötesinde, aşk yanıyor, denizin.
Kuru çalılarla, tutuşmuş gibisinden.
En uzaktan görülüyor da yangın.
Yakında olan, sönmüş biliyor.
Ağaçlardan uzanmış dallar, toprağın koynuna.
Birkaç yüzyıllık ölüm bu.
Zamanın kollarında.
Matem havasında turnalar.
Kalan göçlerimin, yorgunluğunda.
İçimde, yağmursuz fırtına.
Gölgeler düşerken, uçurumlardan.
Kırılıyor, teker teker hatıran.
Batarken güneş, ardından.
Karanlığa demirliyor sabah.
Neden arıyorum, şimdilerde yaşamaya.
Bir kalabalık tenhayım.
Şehrin, en ücra yerinde.
Kaldırım taşları basarken, üzerime.
Senli, isimsiz şiirim, şimdilerde.
Bildiğim tüm mevsimler, bende soldu.
Nergis mevsimine uyanır, bahar.
Beyaz, sarı, yeşil.
Çiçek kokar saçları.
En güzel rüyalarımın.
Denizden, tuz kokusu, çekerken avuçlarım.
Bir gemi daha, yakar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!