Yapamadı, sensiz, şehir.
Sokaklarını da alıp gitti.
Taş, toprak, ağaç, çiçek, ne varsa.
Gökyüzü de durmadı yerinde.
Kuşlar kanadında taşıdı, güneşi ikindilerde.
Nehirler aktı, çöllerin derinlerine.
Esir almış benliğimi, kuşatılmış surlarıyla bu şehir.
Yabani otlar sarmış, ücrada, düşlerimi.
Sislerin yalnızlığı düşerken, uçurumlardan.
Güneş, yol almış geceye, en uzağından.
Ölüm kokusu, geliyor bir yerlerden.
Varlık savaşına girmiş kalbim, mevzisin de.
Saplandı gülüşün.
Bilmediğim, bir yerde.
Nasıl can çekişiyor, görsen.
Yaralı kuşun, son çırpınışları gibi.
Bir ölüm geldi, ücrada.
Bir ürperti, yalnız yolların, izinde.
Sabah uyanıyorum.
Yüzümde senden çizgiler.
Aynanın bir yanı, kırık.
Bir yanında, senden izler.
Yürüdüğüm yollar, taş duvarlar.
Selam verdi, hiç bilmediğim, günaydınlar.
Umut var, zamanlardan bir günde.
Sonbahar doldu, içime.
Ne yağmuru eksik oldu, gönlümün.
Ne de gideni.
Ağır ağır, düşerdi, mevsimde yaprak.
Kimse, kimsesizliğin kapısındayken.
Gitmeler, neden şimdiye kaldı.
Ertesi günler, vardı.
Ya da kalmalara ne oldu.
Anlat şimdi, gönlünün naifliğinde.
Herkes gibi, gideceğim bende.
Belki geç bir günde.
Belki de daha önce.
Bir bahçe, bir orman, dolacak nefesime.
Uykularım kaçacak, ara sıra, yanına.
Bırakacağım seni, bilinmezlerine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!