Bir çay demle yorgunluğuma
cam şeffaflığında sevgin
sohbetinde dem olsun...
Bir çay demle özleyişime
başım göğsünde dursun
Bir şiirle demlendim aldı göturdu beni
Bir şiirle dinlendim sildi supurdu dunu
Hani aramızda sır kalacaktı
Hani kederleri son bulacaktı
Hani dokununca hep gülecekti
Umudu özledim kalbimde doktor
Mestiyim udunun akan teline
Gülü Gullizar makamı hüzzam
Alazı ruhumun derinliğinde
Gündüze aşina gecene revan
Artar rehavetim dökülür name
Bir istanbul özlemi duman duman başımda
sakin sessiz görunen egenin kumsalinda
şenleniyor gözlerim ruh asi dinlemiyor
dize dize nağmeler dil şarkı söylemiyor
vedalar uzer beni gizliyorum annemden
Niçin aramazsın niçin sormazsın
Yoksa başında bin derdin mi var
Özünde sözünde dostluk akardı
Söyle Yüreğinde kor közün mü var
Bir gerçeği gördüm sanki düş gibi
Kiraz çiçeği dalında kurumuş
Kavurmuş güneş tüm gölgeleri
Ayak izlerinin eridiği kaldırımlarda
Musa’da asa tavlada zar
Sesin çok mutlu geldi bana yar
Oysa
Bir istanbul özlemi duman duman başımda
sakin sessiz görunen egenin kumsalinda
şenleniyor gözlerim ruh asi dinlemiyor
dize dize nağmeler dil şarkı söylemiyor
vedalar uzer beni gizliyorum annemden
Efil Efil
Ne çabuk unuttum, ne çabuk örttüm
Hatırlamıyorum giden, yılları
Dilim dilim böldüm zaman anlamsız
Gerçekle soğuttum kor yalanları...
Seni üzgün gördükçe
Bin kederler saplanır
Kalbimin derinine
Titreyen sesin ağlar
Gülmek istediğim an
Beyazlar gri olur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!