Gözlerinde kaybolmalı bu gece.
Karanlıklarda bulmalıyım kendimi.
Ve kirpiklerin demir parmaklık.
Esaretinde yanmalı.
Bu gece sabah olmamalı.
Güneş doğmamalı.
Elalem ne der?diye yaşayamam.
El bana yabancı,
Alemin benden haberi yok.
Sensiz doğmaz günlerim.
Bir başıma neylerim.
Haber ettim rüzgara.
Essin sana küllerim.
Gönlümün pınarları.
Sevildim Loya... Bu büyük bir lütuf. Şiirlerde ki kelimeler el yazısı olup bağlandı birbirine... ^
Bir demet buğday başağı getirdim sana,
Kırmızı,mor,mavi rengarenk.
Romantik adam olamadım sevgilim,beni affet.
Biraz alın teridir gördüğün,
Bir tutam emek...
Sarı öküz,sarı saman.
Şen ola harman şen ola.
Rüzgarı bekleyen tınaz.
Savurdukça keleği, emeğe kalasın...
Ah Ernesto!
Yine idam sehpaları kurulmuş.
Ve asılıyor özgürlükler.
Bu kaçıncı katledilişler.
Bir kılıç iniyor tepeden.
Yaşamak uzaklaşıyor çığlık çığlık.
Ben yıpranmış kıyafetlerini atamayan kadınları severim.
Bilirim ki geçmişle duygusal bağı olanın,gönlünde baharlar eskimez.
Geldim işte dizine.
Gönlünden yer
Saçından bir tel ver.
Dinmeyecek gülüşüne kat beni.
Dağıt beni at beni.
Sonra tekrar topla.
Bir yabancı elde gibiyim.
Kapıldım suya selde gibiyim.
Tutunmaya çalışırken hayata.
Soldu yaprağım yerde gibiyim.
Yüzüm sürüldü yere.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!