Seviyorum seni kadın,
bunu bil diye değil,
unutmayayım diye söylüyorum kendime.
Çünkü insan bazen
en çok sevdiğini bile
KAĞITTAN CENAZELER
Güneş henüz uykusunda, şehir mahmurlarken, Bir gıcırtı böler sessizliği, paslı ve derinden. Sırtında koca bir dünya, mukavvadan kaleler, Geçer gider sokaktan, gözlerinde bin keder. Bizim fırlatıp attığımız o lüzumsuz kağıtlar, Onun ekmeği olur, sığındığı umutlar.
Yükü kağıt değildir aslında, hayattır o çuvalda; Yarım kalmış düşler, sızılar var o kolda. Yağmur yağsa ağırlaşır, ıslanır tüm emeği, Zehir olur boğazına bir lokma sıcak yemeği. Işıltılı vitrinlerin önünden geçer gölgesi, Duyulmaz kalabalıkta o yorgun nefesi.
Saçlarından rüzgâr geçerdi,
Sanki her telinde başka bir dünya saklıydı.
Bakışların, okunmadan kapanan
Kalın bir roman gibiydi;
Bir gülüşünle
Yüzyıllık sessizlikler çözülürdü.
Kaldığım Yer
Bir gecenin
sırtıma yüklediği sessizlikle konuşuyorum şimdi,
kimsenin duymadığı bir cümle gibi
odanın ortasında ağırlaştım,
boğazıma düğümlenen kelimeler
Karagözlüm –2
Karagözlüm…
Adını anınca dilim yanıyor,
Bir ismin bu kadar ateşi olur mu?
Gözlerin gece değil artık,
Karagözlüm…
Adını söylediğimde gece biraz daha koyulaşır,
Yıldızlar susar,
Ben konuşurum içimden sana.
Kasanın İçindeki Kalp
Sabahları kravatını düğümlerken
aynaya değil, zamana bakarsın.
Dakikalar seninle pazarlık yapmaz,
Kaşı Gözünde Saklı Bir Hikâye
Kaşıyla başlar her şey,
Bir cümle gibi değil,
Bir kader gibi çizilmiş yüzüne.
Ne kalem tutmuştur o yayı,
Ben keçi gibi inadı olan bir kadın sevdim,
Bir dağa sevdalandım sanki;
Sözüm yokuş, kalbim rüzgâr,
Ne kadar tırmansam
O kadar yoruldum.
Söküp attım göğsümden o eski umutları, Artık ne bir bekleyenim var, ne de gidecek yerim. Kendi ellerimle kazdım bu dipsiz çukuru, Şimdi içine dolan karanlığı, öz kardeşim gibi severim.
Anne, bak evladın artık aynalara küstü, Yüzümdeki her çizgi bir gidişin imzası. İçimde bir çocuk öldü, cenazesini ben kaldırdım, Ne bir duası okundu, ne de tutuldu yası.
Beni vuran eller değildi, beni vuran dillerdi, Sevdiğim ne varsa, celladım oldu teker teker. Yastığımda kokun değil, gözyaşımın tuzu var, Bu öyle bir yangın ki; söndürmezse ölüm, kim söndürür?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!