sırtlanıyorum
çadırımı
matımı
müziğimi ve
kahve fincanımı
atıyorum kap kacağımı
tutanamıyordum
boş
bom boş
yirmi beş yıl nasıl geçecek derken
biraz ümit
biraz sabırla
kuşlar tünüyor
karavanımın sağındaki
armut ağacına
zaman zaman onlarcası
uçuşuyor pencereme
bir ekmek
amaç ne
neden geldim nereye gidiyorum
destek yardımcı
dinlerin öğretilerini de tanımıyorum
tanınmaz kıldım onları
suyun götürdüğü yere kadar
duvarlar yok artık etrafımda
dişimle tırnağımla kazıdım ben onları
yarım asırlık harcadığımın zamana
bu amaç
bu özgürlük için
hiç mi hiç acımamıştım
neler mi rafa kalktı dünden
hayallerimden
beklentilerimden
pek bir şey de yok aslında
vakit öldürmek için
öyle çok şey vardı ki
Dalgaların savurmuş haliyim
Öylesine yorgun
Öylesine bitkin
Kalemim ha düştü
Ha düşecekken parmaklarından
Kafamdan akıp giden mısralarıma
Dalgaların savurmuş haliyim
Öylesine yorgun
öylesine bitkin
Kalemim ha düştü
ha düşecek derken
parmaklarımdan
zaman akıp gidiyor
penceremden bakarken
bir taraf geçmişin yansıması
bir taraf belirsizliğin anlamsızlığı
ne dünde kaldım
ne de yarınlarda
Üç dört yıla uzanıyordu bütün o yaşananlar
O yaşanan güzellikler
Sevgiler, yansımalar
Yeniden doğum gibiydi
her başlangıçta yaşananlar heyacanın o ki en güzeli
en benzersizdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!