Onların korkularını,samimiyetsizliklerini,kaçışlarını,rahatlıklarını,zevklerini sana yüklemek isteyenler var.
Onlar o kadar korkmasalardı eğer,kesinlikle seni seçmezlerdi.
Onların amacı seni oyalamak,sen birtakım şeylerle oyalanırken onlar da hedeflerine pek yakın olacaklardır.
Dikkat et!
Düşman uzaktan el sallıyor sanma...
Ne sanıyorsun, bütün duaların bir dua boylamından daha aşağı daha da aşağı yükselemeyeceğini mi? ...
Hayır bay senaryo, siz çok yanılıyorsunuz; bu yaşananlar bir perdelik oyun olsa dahi
Çırpınan bir can oluşu gerçeği vardır, ve gölgesiz de değildi,
Esiyordu üstümüze üstümüze bu gerçekler, ve bu Yaratıcı'nın esas aldığı bir gerçekti...
Katılmasanız da şimdi ne çıkar; inancınız bir yer sarsıntısı içinde boğulmuşken!
Veyahut da sokağa salınmış köpeklerden... bile daha aşağı kullanınca
Ortaya çıkan sonuç ürkütücü bir şekilde
Kendilerine sundukları seviye ve saygının belirtilmiş bir itibarsızlığıdır!
Ancak bize yansıyan o iticiliğin içinde mahkum gibi kalmak olmamalıdır.
Zira bizler mahkum kalmış bir lisanı kullanmıyoruz!
Öyle oturmuş,kalkmış,yürümüş,düşmüş bir vaziyetteyim ki;
Nerelere gideyim bu yosma hayattan,hiç bilemedim.
Kalmaya da müsaade yok; çok kalımsızım kalpten geçici bu dile...
Öyle bir his oluşuyor ki; sanki tüm yaşadıklarımız birer rüya,uyanır uyanmaz
birkaç dakika, belki birkaç gün sürecek bir duygu gibi o andan ibaret gibi
geliyor,ve gidiyor;
Sanki hiç olmamış gibi.
Bir gün bizler bunu tüm yaşantımıza mâl edip
bir serüven bitti diyeceğiz belki de,belki de öyle bir zaman dilimi hiç olmayacaktır,kim bilir;
Sokaktaki çocuğun arkadaşına seslenişidir bu çığlıklar...
"Hadi gel,oynayalım."
Sen de dönüp geriye baktıkça,göreceğim nedir,diye sorarsan kendine,
Ki soracaksın her sen de...
Verecek cevabın her ne olursa olsun,
O gününe bir sesleniş olsun;
Hani yaşamak binlerce paylaşımdan doğan onbinlerce zenginlikti?
Hani yaşamak emanete sarılırken dahi onu unutmamaktı?
Hani yaşamak hürriyetti-özgürce nefes almaktan geçerdi?
O halde bizlerin yaşamı birilerinin zenginliği,sarılışı,özgürlüğü olurken; bizi hiç olmamış gibi öldürmemelidir!
Bakarsın dünyada yüzdürdüğün o gemine
Arpa boyunu geçmemiş
Rahatın huzurun da kalmamış
Işıklarınsa çağırdığın karanlığa karışmış
Şaşkınsın,ve saman çöpüne saklanmışsın
Mal mülk de sen gibi dünyadan göçer sanmışsın
Biliyorum istemiyorsunuz kalemimi
Biliyorum kabir azabı çekecek harflerim
Hastalandım işte sonunda
Ruhumu yakan cılız bir kibrit çöpü
Yalancıyım kendime büsbütün,
Bütün kelimelerim kirleniyor
Bende yok oluyorum istemeden,
İstemeden gidiyorum saman sarısı günlere
Biliyorum endişe duyuyorsun
Duruyorsun karşımda ama engel olma
Olumsuzluklar yüklüyken sakın benden,
Saklan hatta saman sarısı günlere
Eşlik et desem,çokmu şey istemiş olurum senden?
Nasılsın bilmem,benide bilmem..
Sakla beni saman sarısı günlere
Eller bulmasın sakla,sakla beni
Sence kırılmam mı gerekiyor?
Rahatsızım çok,çok hasta kalemim ve harflerim
İyleşirmi bilmem,
Fazla karanlıkta kaldılar
Sakla beni,saman sarısı günlere
Güllerde olsun,koksun sakla beni son nefes gibi sakla.
Şair Meral&Meri
28/06/2012
Benim küçük serçem,kırlara uzanmış çiçekler gibi,
Uzanıyor sevgiye...
Saçları rüzgara veda eden bir yaz güneşi...
Ruhuyla gökkuşağına sarılıyor; çocuk kalabildiğin için.
Ve gözlerini kelebeklere hediye ediyor;
Çünkü benim serçem onlar kadar kısa yaşıyor.




-
Mısırlı Bir Öğrenciyim
Tüm Yorumlarkahırede buyumek hakkınde sorularım var ıznınızden