bir yangın yeri yüreğim,
toz, duman içinde ruhum,
yokluğunla mücadelede..
bir savaş veriyor gözyaşlarım,
sensizlikle yarışta,
canım babacığım.
aşkla yanan, bir yürek kaldı geride.
özlemler, dağlara bıraktı kendini,
ulaşması imkânsız,
çık çık bitmeyen,
kilometrelerce süren dağlara.
bir rüyamıydı gördüklerim.
döneceğim bebeğim bir gün sana.
hasret ve özlem dolu yüreğimde ki aşkla.
umutsuzluklar bitecek sevdamızda.
dolu dolu yaşayacağımız
günler yakında.
sevda yumağı sardı ikimizi, bir an da.
Farkında değildik birbirimize bakarken,
Anlamadan sevgi doluyordu ruhumuza,
Gözlerimiz konuşuyordu biz susuyorduk.
Şaşkındık belki, sevgiyi arıyorduk.
Karıştı düşüncelerim anlamsızlaştı birden,
Ben sen de sen ben de yaşarken,
Ruhuma işleyen yeşil gözlerinle,
Öyle bir baktın ki deli edercesine,
Denizler durgunlaştı seni görünce,
Rüzgarlar dindi bizde ki sevgiyle.,
Ahh bu aşk yok mu bebeğim,
Bu geceleri esir etti bize yine.
Yüreğimde bir kum tanesi kadar sevgin kalmadı.
Oysa ne kadar çok sevmiştim seni, anlamadın.
Ölümüne demiştik... hani nerde, nerde sevgin,
Özlemlerdeydi birzamanlar yüreğin,
Hasretlerdeydi bedenin, arzulara yenikti.
Yangının söndü kavuşmaksa hayal şimdi.
Avuçlarımın arasındaydı ufacık ve titriyordu zavallı şerçe kuşu. Alışverişten döndüğümde bahçede duydum sesini. Elimdekileri bırakıp hemen bahçeye koştum. Yerde yatıyordu. Belli çaresizdi. Karşıdan gelen bir kedi, sanki yalanır gibi yaklaşıyordu serçe kuşuna. Yerden taş aldığım gibi fırlattım olduğu yere. Nasıl kaçacağını bilemedi. İşte avuçlarımdaydı. Ürkek bir şekilde bağırıyordu.
Aceleyle eve gittim. Eskiden kalma kuş kafesine koydum önu. Annesini arıyordu sanki.. Keşke dilinden anlayabilseydim. O da bebekti işte. Ancak annesi anlardı dilinden. Evde kuş maması vardı. Tekrar elime aldım serçeyi, beslemeye başladım. Acıkmıştı. yerken yüzü gözü mama içinde kalmıştı. Bir yandan içimde bir sızı, bir yandan kediye kaptırmadığım için, bir mutluluk vardı. İsmini çitlembik koymuştum.
Ertesi gün çitlembiğin sesiyle uyandım. Kafesin yanına gittim. Su içiyordu.
Ne güzel kendi başına su içebiliyordu. Yine elime alıp seve, okşaya mamasını yedirdim. Bu sefer büyük iştahla yiyiyordu. Sanki bebeğimi besler gibi mutluydum. O yedikçe ben doyuyordum. Aradan zaman geçtikçe,
Canımdan bir parçasın yüreğime sığmayan.
Bu sevda zehir gibi, kadehleri taşıran.
Özlemler peşisıra, gözyaşımla sulanan.
Sevgine hasret ruhum, hiçbirzaman doymayan.
Hava soğuktu belki, hiç hissetmiyordum ki.
zaman ne çabuk geçiyor
seninle olduğumda.
saatler dakikalarla yarışta.
birbirini kovalıyor
sanki, anlaşmada.
senli anlar bitmese,
yapraklar düştü gönül takviminden
tek tek.
savruldu rüzgârla, orta yaşa oldu direk.
hâzan da uğrayacak yakında..
ne yapsın bu yürek,
söylesene




-
Yusuf Değirmenci
-
İbrahim Halil Akın
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryine sevda ile sitem mayalaması bir ürün olmuş tadından yenemez halde okudukca haz alınan bir sevda şiir daha gönlünde sevgi dolu dost yürekten kutluyorum menekşe hanım
HÜZÜNLÜ SEVDA YÜKLÜ ŞİİRİ YAZAN SEVEN YÜREĞİNİZ USLANMASIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Şiir ve hikaye kitabını büyük bir zevkle okudum.
Yüreğine sağlık