Yalnız akşamlarımda, tanıdım seni.
Akıyordu gözyaşlarım, ırmak gibi.
Güneş gibi doğdun, getirdin sevgini.
Ağlamıyorum artık, seviyorum çünki.
seni sevmekten bıkmadım
usanmadım.
çünki seni çok büyük tutkuyla
sevdim.
ruhum, kalbim, bedenim
sana aitti herzaman.
peri olsaydım hayallerim de,
bir dünya kursaydım bulutların üzerinde,
bazende uyusaydım ağaçların en tepesin de.
dünyayı toz pembe göstermek için,
yardımcı olsaydım herkese.
mutlu etseydim onları,
Bir adamın rüyasına girdi bir gece.
Yattığı yeri söyledi...bulsun diye.
Adam şaşkındı anlam veremiyordu kendince.
Aslında inanmıyordu olabilir miydi bir bilmece.
Sabah telaşlıydı eli ayağına dolaşmıştı sanki.
-Serap, Selma ve Ayşe iyi geçinen üç arkadaştılar. Bütün dertlerini paylaşırlar,çoğunlukla günlerini birlikte geçirirlerdi. Bu ara ruh çağırma seanslarına merak sarmışlardı. Birlikte olduğu zamanlar yuvarlak masanın
etrafınd ruh çağırırlardı. Hem korkudan titrerler, hemde gelen ruha birsürü
soru sorarlardı. Fincanın sağa, sola gitmesiyle, pür dikkat fincanı izlerlerdi.
-Çoğunluklada Selma'nın evi müsahit olurdu.Birgün yine böyle bir günün
akşamıydı. Selma'nın anne ve babası erken yatmıştı. Selma salonda yanlız,
müzik dinliyordu. Birden sağa doğru aniden başını çevirdi. Karşısında beyazlar içinde duran bir erkek gördü.Kafasını tekrar sola döndürdü. Nerdeyse bayılacaktı. Bu görüntüye bir anlam veremedi. Ertesi gün arkadaşlarına, gördüğü ruhtan bahsediyordu. Üç arkadaşta korkmuştu.
hadi, nerdeysen çık ortaya şimdi.
bak senin için, yumdum gözlerimi.
yeter artık güldür benim de yüzümü.
aşkımız, saklambaç oyununa döndü.
yakalarsam, öpeceğim seni.
arıyorum bulamıyorum..
insanların sabır taşı çatladı artık.
dayanma gücü de kalmadı.
her türlü üzüntü yordu beyinleri.
isyânkar ruhlu olduk milletçe.
yetsin artık gitsin bu kara bulutlar
üstümüzden.
aşkım, herşeyin zamanı var
diyorum.
ama aceleci huyundan
vazgeçiremiyorum.
hep istediğim olsun diyorsun.
seninle, bir türlü baş edemiyorum.
Çocuk kaldırımın üzerinde avazı çıktığı kadar bağırıyor ve ağlıyordu.
Arzu tam apartmana girecekti merak etti çocuğun yanına geldi.
-Neden ağlıyorsun kızım?
Çocuk dört yaşındaydı.Konuşması hıçkırıklarıyla birbirine karışıyordu.
-Bu çocuklar beni oynatmıyor. Bana kızdılar.
Arzu şaşırmıştı. Çocuğun işaret ettiği yere baktı.onun yaşlarında iki çocuk
Bir deli ırmak gibi, ben de taştım bak şimdi.
Yaşadığımız aşk bizi aştı yalnız kalamıyoruz ki.
Gözlerinde ki ışık kalbime hançer saplanır gibi.
Yaralı gönlüm iyileşmiyor aşkına muhtaç bil ki.
Sabahlar akşamların peşinde, ben ise senin.




-
Yusuf Değirmenci
-
İbrahim Halil Akın
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryine sevda ile sitem mayalaması bir ürün olmuş tadından yenemez halde okudukca haz alınan bir sevda şiir daha gönlünde sevgi dolu dost yürekten kutluyorum menekşe hanım
HÜZÜNLÜ SEVDA YÜKLÜ ŞİİRİ YAZAN SEVEN YÜREĞİNİZ USLANMASIN
SELAM VE SAYGILARIMLA
Şiir ve hikaye kitabını büyük bir zevkle okudum.
Yüreğine sağlık