Sahte bir sevişmenin gölgesi
Yüzüne vuran anlamsızlık,
Satılık keyiflerin arka bahçesi
O çok sevdiğin şehirler
Çembere alınmış kalbin
Yalnızlığın kuşatılmış dört bir yandan
Saçlarını rüzgara bırakma
Bütün poyrazlarda kalbim ağrıyor artık
Başlamak derken bitmek oluyor bende herşey
Gülmek derken ağlamak oluyor gözlerim
Yaşamak derken zamansız bir ölüm oluyor ömrüm
Üzülme dostum
Güneş inadına doğuyorsa da acılarının üstüne
Utanma
Günden güne azalıyorsa da
İçinde her ölüm
Utanma
Uçurumdur dediler sevmek
Kırıklarımı sevdim düştüğüm yerde
Seni anlatan bir şiirdim
Yasaklandım
Sorgucular gezindi yaralarımda
Tepeden tırnağa şiir oldu her yanım
Başımdan aşağı akan sudaki ılıklık
Rutubetli gecelerin buğusu
Her dem ağlamaklı oluyorum
Sessiz gecelerin hilali kaçarken ölü yıldızından
Teslimiyet en kanlı düşmandır bilincimizde
Ve günden güne azalan inanç
Yavaşlayan nabız
Ve boş bakan gözleriniz
Giderek soğutur damarlarında akan kanı.
Sevgimi sevgisizlikle çarptım
Koskoca bir sonsuzluk oldu yalnızlığım
Biz hep başkalarının yerine de sevdik
Bu sevgisizlikten kırılan dünyada
Onun içindi
Yaşadım,
Gördüm
Ve biliyorum diyebilmek
İnsan yapmaya yeter mi seni?
Söyle kaç insan sevdi seni,
Kaç kişi düştü ardına dara düştüğünde
Sen ki insansın
Yaratılmanın en uç noktası
En muhteşem
Ve en korkunç yanısın
Sen ki insansın
Sararmış bir eylül akşamı
Çıplak adımlarla bastım
Hüzün mevsiminin sararan yapraklarına
Yeni doğmuş bir kız çocuğunun
İlk çığlığından almışçasına adını
Bir sonbahar hüznü taşıyordu göğsünde
Bu harika şiirleri yazdıran güzel ve cesur yüreğinize selam olsun, sevgili Melih.
Şiirlerinizle tanışmama vesile olan sevgili Eylem Barış ve Cansın Ünver'e teşekkürü bir borç bilirim.
Sevgilerimle