Ruhumun araka bahçesinde
İki çocuk oyun oynuyor
Biri sen diğeri ben
Oyun bitti derken
Soruyorsun
Gözyaşıyla sen
Aşk sonucu düşünülmeden
Oynanan bir oyun
Birinin canı yanacak ki
Bozulsun oyun
Sihirli değnek değecek kalbine
Uykudan uyanacaksın
Güne başlarken
Martılar bir telaşsız
Denizden firar sokak aralarında
Atılan simide kanıp
Artık bir vapurun
Peşinden yol almıyormuş
Mühürlü sözlerim
Açılmamış bir mektup
Alfabeyi yeni yeni
Öğrenen çocuk
Eğri büğrü yazar ya ismini
Ya sil yada sen yaz
leylak güneşe aşık olmuş
Ve bunu güneşe
Çekincede de olsa
Zar zor söylemiş
Güneş bende
Seni seviyorum demiş
Sensiz bir portakal ağacıyım
Çiçeği dökülmüş
Bir kaçı tutunmuş Ama ekşi
Yüzüm hem sana dönük
Hem senden öte
Kalbim bir tek
Hayat samanlıkta
İğne arar gibi
Doğru olanı ararken
Düştüğün yanlışlarla dolu
Aşk bir doğal afet gibi
Artçıyla gelip geçen
Bazen sözcükler
Zehirli bir ok gibi
Sahibini bulur
Bazen de geri döner
Söyleyeni kalbinden yeniden
Tam on ikiden vurur
Mevsim erik zamanı
Hangi yeşile baksam
Düşlerimin meyvesindesin
Çözülürse bir yalnızlık
Limon ağacına doğru
Bil ki yine de vazgeçilmezimsin
Sessizliğimle konuşuyorum
Eski bir defter arası
Karakalem bir resmin
Hüzünler çiçeklenmiş gözlerinde
Eskiden kalma
Hala buruk o tebessüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!