Sarsılmaz bir kaya olmak isterdim.
Her darbeye sapa sağlam dik durmayı.
O zaman katı olurdum biliyorum.
Rüyalarıma misafir olan intiharlar görüyorum.
Ve ölü kelebekler.
Sonra intihar eden kuşlar.
''Hepimiz büyüktük.
Küçük küçük parçalarla,
aynı üzüntüden payını alan
büyük ve hüzünlü kişiler. ''
Şehir annenin ürpertici büyüklüğünde
Koça bir denizden kalkan
dalgalar vurdu kıyıma.
Sakinliğine alışmışken ve güneşine.
Çırpınışlarım var ve denizin güçlü dalgaları kırılmadan çarpıyor.
Göz yaşlarıyla çığlık çığlığa bir şehrin geceleri hüzünlü.
Üşüyorum, kenarında denizin.
Ve sarılışların kaçıyor benden.
Uzatsam elimi kaybolacak.
Sırılsıklam her yer
Heryer hüzün, herşey acı ve mutsuz.
"Ulaşılacak saadete kaç kapı daha var... ?"
Yıllardan sonra,
kalabalıklara sağır kesilmiş
Seni yazmak gündüzlerin
en yalnızlığın da.
Hüzünle haykırmak seni.
Ruhun doruğun da,
şarkılara katmak
geceyle bir bütün, olmak.
"Karanlık sönüyor" dedim.
"Yüreğime doğdu güneş" dercesine baktı...
Sana yazılan bir şiir olsaydım.
Ruhunu, dansa davet eden
"Uğruna Şiir yazacak birinin olmaması ne korkunç bir durum.
Her günün aydinligiyla Yaşatıp, hergece öldürmek..."
Darmadağın evim,
"Sana küçük şiirlerim var.
Sana yazma çabasıyla"
Sarıldım müziğin hüzün ruhuna.
"Biraz ağlasam" dedim.
Acı, hüzün işte müzik.
"Işte gece, birazıyla hüzün.
Yazılan şiirlerin sabaha cikamayacakların duygularından.
Ve her kelimeye tutunan gecenin insanları.
Birazıyla intiharları.
Ölmek için şiir okuyanların.
Unutturmak için sevenlerin




-
Şehriban Karane
Tüm YorumlarNe güzel Şiirler, papatya kokuyorlar.