Biraz içime kapandım, sonra dışıma.
Battaniyeler ısıtmıyor hiç.
Kalktım inatla çay demledim.
Yarım kalan bir şarap şişesine gözüm takıldı.
Hangi umutla içilmişti, çokmu mutluydum.
Hangi hayallerle içilmişti.
"Ve sessizce fısıldadı kelebek, o uzun güne.
"çok yoruldum" dercesine.
Kanat çırptı geceye..."
Ne beklediğimi bilmeden bir coşku.
Bir nevi savaş verdim işte kendimle.
Saat kaç olmuş bilmiyorum.
Hiç birşey bilmiyorum aslında.
Hiçlik.
Yaptığıma gülüyormuyum.
Üzgünüm belki de.
Tutarsız etrafım her biri kopuk
Dallarımdan biri düşse
Bini sallanırdı ve gölgesi yok
Elvedalarla sıralanmış işte
Hiçbiri sarılmadı yaşanan elvedalarla
Tanrıya sığınmak istiyorum şimdi
Düşündüğüm küçük bir hayal var.
Üşüyen küçük yüreğiyle bir çocuğun
Sevgiye sığınması gibi.
Aynı şehirde dolaşırız.
Dokunduğumuz gerçekler.
Ve dinlediğimiz yalanlarıyla.
Işte bizler de bir gün anlayacağız bazı şeyleri.
Ve bazı şeylere geç kalırken...
Bazı şeylere erken giderken küçüğüm.
Hayatın koskoca acılarına bir ip çekiyorum küçüğüm.
Geleceğime her attığım adım
"Ve bir kadın tanıdım,
Eteğinden düşen çiçekleri
sarıyordu acılarına..."
Beni dinleyen yalnızlığama.
Beni sorma, yeniden doğuşun
"Ve, ben bu güzelliğe inanamayacak kadar şaşkınım, sarhoş olmak, eksik kalır"
"Sarhoşluğumuz ebedî olmayacak.
Gerçeğin kırılmaz duvarı üstümüze yıkılıncaya kadar"
Yalan var etrafımda
"Sessizliğe gömdüm yüreğini.
Gidişlerini kaldıramaz artık.
Bana kalacak gözlerin olacak..."
Biraz hüzünlendim sonra.
Olmadı bir şey.
Üzerimizde ki, bu lanetin sebebi neydi.
Çay demlese gözlerinin güzelliğiyle.
Dağıtsa şöyle etrafı saçlarının rüzgarıyla.
Üstümüzden atsa yüreğinin derinliğiyle.
Çıkarsa o kelimelerde kalmış güzel günlere.
Bir söz versem sana, söz desem.




-
Şehriban Karane
Tüm YorumlarNe güzel Şiirler, papatya kokuyorlar.