Ateşten korkmam ben, yüreğimden ateş aldım.
Duman çıktığına bakmayın.
O duman benim dumanım değil;
duman ettiğim engellerin, düşmanların, soysuzların...
Dağlarıma gitmek istiyorum.
Çok özledim onları.
Halinden ne anlar, vicdan yoksulu.
Doğuştandır onlar, vicdan yoksulu.
Dünya yoksul, canlar vicdan yoksulu.
Yokluğu bilenler vicdan yoksulu.
Söz değil, özde vicdan yoksulu.
Ayrılık tehdidi savurma bana.
Tehdide itibar etmek yakışmaz.
Acı gerçekleri söyledim sana.
Çilli Horoz gibi ötmek yakışmaz.
Çelişkili yaşam sarmış her yanın.
Yalandan mutluluk yalandan sevda.
Oysa o tarlaya tohumlar ektim.
Teselli isterken düştüm bir oda
Umudun ipini çektim ha çektim.
Geceleri sattım sabah almaya.
Ne sevdim ben seni nede vurgunum
Bir niyet eyledim, yanlış anladın.
Uğraşamam senle zaten yorgunum.
Dinleneyim dedim, yanlış anladın.
İnsan duygu demek, hayvan içgüdü.
Yaşamayı bilsem yaşardım belki.
Yalanlar ardında saklanan yaşam.
Her nefes almalar yaşam değil ki.
Varlığın elinde yoklanan yaşam.
Yaşam bir bilmece, cevaptan yoksun.
Yaşamayı özledim,duvarsız,tel örgüsüz,
dolapsız,sürgüsüz.
Silahsız,sorgusuz,vurgun yemeden,
ben şuyum,buyum demeden,
yaşarken ölmeden yaşamayı özledim.
Yaşlı bir değirmenci ve un çuvalları.
Takır tukur değirmen sesi.
Yoksulluğun, açlıkla iç içe olduğu bir yer.
Tükenmiş gibi değirmenci.
Gitmiş gelmiş gibi.
Gözleri zor görülüyor.
hortlaklar var diyen sen
hortlak kılığına giren sen
diğerlerini dışlayan yine sen
tembel tembel kısmet bekleyen sen
haddinden fazla yükselen sen
Sayısız sargısız yaralar benim.
Nice bir zamandır feryada düştüm.
Beyazlar içinde karalar benim.
Çok dağları geçtim ovada düştüm.
Kalemim yazdıkça kağıt silinir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!