ve sen su katılmamış ak sütüsün kara koyunun
kana kana içtiğim
çalınan mevsimlerim de çiçek çiçeksin
sis çökmüşte ne olmuş
sen sisler içindeki inkar edilmez gerçeksin
kaldır başını gökyüzüne dökülsün güzel gözlerine yağmur taneleri
Halinden ne anlar, vicdan yoksulu.
Doğuştandır onlar, vicdan yoksulu.
Dünya yoksul, canlar vicdan yoksulu.
Yokluğu bilenler vicdan yoksulu.
Söz değil, özde vicdan yoksulu.
Yaşamayı bilsem yaşardım belki.
Yalanlar ardında saklanan yaşam.
Her nefes almalar yaşam değil ki.
Varlığın elinde yoklanan yaşam.
Yaşam bir bilmece, cevaptan yoksun.
Ayrılık tehdidi savurma bana.
Tehdide itibar etmek yakışmaz.
Acı gerçekleri söyledim sana.
Çilli Horoz gibi ötmek yakışmaz.
Çelişkili yaşam sarmış her yanın.
Yalandan mutluluk yalandan sevda.
Oysa o tarlaya tohumlar ektim.
Teselli isterken düştüm bir oda
Umudun ipini çektim ha çektim.
Geceleri sattım sabah almaya.
Ne sevdim ben seni nede vurgunum
Bir niyet eyledim, yanlış anladın.
Uğraşamam senle zaten yorgunum.
Dinleneyim dedim, yanlış anladın.
İnsan duygu demek, hayvan içgüdü.
Yaşlı bir değirmenci ve un çuvalları.
Takır tukur değirmen sesi.
Yoksulluğun, açlıkla iç içe olduğu bir yer.
Tükenmiş gibi değirmenci.
Gitmiş gelmiş gibi.
Gözleri zor görülüyor.
hortlaklar var diyen sen
hortlak kılığına giren sen
diğerlerini dışlayan yine sen
tembel tembel kısmet bekleyen sen
haddinden fazla yükselen sen
Yaşamayı özledim,duvarsız,tel örgüsüz,
dolapsız,sürgüsüz.
Silahsız,sorgusuz,vurgun yemeden,
ben şuyum,buyum demeden,
yaşarken ölmeden yaşamayı özledim.
Sayısız sargısız yaralar benim.
Nice bir zamandır feryada düştüm.
Beyazlar içinde karalar benim.
Çok dağları geçtim ovada düştüm.
Kalemim yazdıkça kağıt silinir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!