son nefesime serdiğim varlığın
ilk ezan sesi gibi kulağıma fısıldanan
sevdamın göbek bağını kestirdiğimle
hiç acımayan canıma minnetliliğim
geleceğe kurşunlar yağdırışım
Zaman senide senden aldı gitti
Sen hala o eski sen olduğunu zannet
Altı usulca yanan kazana atılmış
Bir kurbağaya dönüşmüşsün
SEN o en çok güvendiğin insanlığını
Her şiir külfetli bebek telaşı
uykusuz gecelerin sessiz uğultusu
ki adının sonu da başı da aşk
ürkek bir depresyon sancısına ilticacı
yine de özgürlük kokusu sinmiş
usta bir demirci ateşi bahtiyarlığı
Paylaşınca uzayıp gider
derin maviliklerin
her yeni canda hayat bulur
yeniden doğmuşçasına
yürek ister
doğum sancısını çekme cesareti
Gözleri kör parmak uclarım
boşlukta sallanan örümceğe ağ
yorgunluğum çoktandır sahipsiz
ezgi meraklısı perdeleri asi bir bağlama
dünün nefes darlığı
Çiçeklerin soğuk kokuları
kış güneşine saklı
çare dileyen gözler
kitap sayfam
yazarı olmaktan korktuğum
biyografiler kalbime havale
Yüreğinden koparılanlar
asi bir ihanet pençesinde
gıcırdayan lanet bir kapı,
açık unuttuğun didinmelerin
çeker üstüne kendini.
arkasında bıraktığı gölgesinden dolayı
insan kızabilirmi güneşine,
o hep en sıcacık doğallığını yollamazmı
arkasındaki golgeyi düşünmeden,
üstelik gölgesiyle ne biçim kavgalıyken insan,
güneş hiç küsermi,
Sahibi olmayan düşlere demirlediğim gözlerinin kıyısı limanım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!