Yorulsa da yüksünmez kağnıyı öküz çeker,
Fakat kağnı gıcırdar, tersine dönmez teker!
Bal desen de katrandır kaynasa olmaz şeker,
Hikmetiyse Haktandır, her şey cinsine çeker!
Eşşeğe vursan semer uzamaz olan boyu,
Gaydalar çalınırken eski çakal kurt olmuş,
Kurbanlar adanırken öyle sefil ki çoban! ..
O güzelim yaylalar çakallara yurt olmuş,
Sırtlanlar dadanırken öyle gafil ki çoban! ..
Tarla, takım diyeni; yerli, yersiz haşlamış
Denginde ne varsa onu pazarlar,
Pazarda değişmez çerçinin yükü!
İş tersine sarsa, değse nazarlar,
Pazarda değişmez çerçinin yükü!
Hazırı ne ise koyar dengine,
Neden geldin ey kul, kulluğun kime?
İlahi Huzur’da cevabın nedir?
Ne azıklar koydun, yolluğun kime?
Deme hayat yalan, deme nüktedir!
İlahi Huzur’da cevabın nedir?
Allah’ın lütfusun anne, babana;
Bundaki gizemi çözdün mü Gizem?
Ahiret korkusun atma yabana,
Ondaki gizemi çözdün mü Gizem?
Ruhunu Ol vermiş tenin yaratmış,
Devletin başına “baş” olmak için,
Önüne geleni merdiven yaptı!
Milletin aşına “taş” olmak için,
Yüzüne güleni merdiven yaptı!
Koltuk da yetmedi serdivan yaptı!
Mevlâ’nın nurundan alıp yükünü,
Gönül pınarları coştu bu gece…
Sağnak, sağnak gelir ecrin yekûnu,
Rahmet ırmakları taştı bu gece…
Bülbülün aşkını güle yazdırdı,
Birazcık başın eğsen, karşımdaki köle der,
Namerdin kapısında boyun bükülmez oğul!
Dik durup kaşın eğsen, hemen atla göle der,
Namerdin kapısında boyun bükülmez oğul!
Gülüşüne aldanma, maskesidir görünen,
Boş işlerle meşgul eyleme dili,
Doluya sayacak söz bulamazsın!
Gözlere rast gele çekersen mili,
Doğruya bakacak göz bulamazsın!
Şefkatle mest eyle gülü, eceyi;
Kırk akıl kırk fikirli deseler de boşuna,
Akıl bulanık ise tevekkülü az olur…
Sözü rağbet gördükçe gidiverir hoşuna,
Akıl bulanık ise teşekkürü haz olur…
Gâhi kısa gâh uzun adımları değişir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!