Bursa’da başladı haykırışımız,
Ses veriyor millet, kutlu çağrıya!
İzmir’de devleşti dik duruşumuz,
Selam saldık Edirne’den Ağrı’ya!
Ses veriyor millet, kutlu çağrıya!
SIRASI VAR BEY'İM
Sineye çekene aldanıyorsun,
Sırası var Bey’im, acelesi yok!
Allah hesap sormaz mı sanıyorsun,
Sırası var Bey’im, acelesi yok!
SIRATI GEÇMEK
Kimisine göre kıldan incedir,
Sır/atı/nı bilen sırat/ı geçer!
Kılıçtan keskince sırtı nicedir,
Sır/atı/nı bilen sırat/ı geçer!
SIRAT KÖPRÜSÜ
Sırat denen köprünün üzeri uğrak mıdır?
İnce midir, dar mıdır; nicesi muğlak mıdır?
Sormaz mısın nefsine, nasıl bir köprüdür bu;
Konak yeri var mıdır, sadece uğrak mıdır?
Zülfünün teline bağladım yine,
Dünya denen handa darda gibiyim!
Gönlünün seline çağladım yine,
Şu koca ummanda zarda gibiyim!
Kalbimi herkese eylesem çarşı,
Aşk ateşi düşünce can evinin özüne,
Kimi aşikâr eder, kimisi sırda yanar…
Özü korda pişince su serpilir közüne,
Kimi aşikâr eder, kimisi sırda yanar…
Sevda sarsa bedeni öz yandıkça övünür,
SENİN ELİNDE
Bihaber olmayıp ermek istersen,
Okuyup anlamak senin elinde!
Bilgiler toplayıp dermek istersen,
Okuyup anlamak senin elinde!
SENİN HAKKIN DEĞİLDİ (kıssa)
(ÇANAKKALE RUHU)
Yıl bin dokuz yüz on beş Çanakkale savaşı,
Kiminin yirmilerde, kimi on beşti yaşı.
SENİN HALİNE AĞLIYORUM (kıssa)
Behlül Dana, Halife Harun Reşid’e gider;
Halife’yi, makamında ziyaret etmek ister.
O sırada Harun’u makamında bulamaz,
Bırak hırsı, telaşı; nedir senden gidecek?
Bu nasıl bir korkudur, aklını kaybedecek!
Veren O, alan da O; senin olan nedir ki?
Telaşını gören de can senin zannedecek!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!