Göç eyledin gönlümden
Kervan, kervan.
Bir ben, bir kalem
Sevdan ile kaldık baş başa.
Ne iş gördü elim, ayağım
Sevgili bir mektup yazsam sana;
kalem titrer elimde pervane gibi.
Damla damla gözyaşım döksem,
kâğıt buruşur kuru bir yaprak gibi.
Nâme düşmez dilimden;
ismini hissettiğim an,
Bu hayatta neyden korkup kaçtıysam,
sığındığım limanda yeşeriyor sanki!
Bu yeşerme tabiatı güzelleştirmiyor,
Bilakis nefessiz bırakıyor.
Emrini aldığım kumandan
Gitme vakti geldimi ki bu limandan!
Belki son çırpınışlarıdır kanatlarımın
Belki gözlerimin son bakışları
Belki gözyaşlarımın son damlaları
Belki ismini son duyuşumdur
Belki son Sabah uyanışım
Belki sonbaharımdır...
O kapılarda samimiyeti,
O kapılarda hizmeti,
O kapılarda bir bardak çayı özledik.
Dünya meşgalesinden sıyrılıp,
Ucuzladı herşey Onur, haysiyet ve şeref.
Pahası biçilmez değerlerin,
kıymeti bilinmiyor artık büyüklerin.
"Evladım düsturlu giyin" desen
Ya gericisin yada yobaz,
Nereye gitti o ağır başlı delikanlılar?
Bir baksan yeşil. Bir baksan Sarı
Kızartmaz yüzünü arsız damarı
Sadece kırmızı renge yabancı
Karga gibi öyle gözler darı
Ülkemin dalkavukları.
Devleşir hatıralar bugün zihnimde
Bayrakta yel oldunuz vakti seherde
İhanete gebe dolunaysız geceler
Köşeleri tutmuş vampir dişli ceteler.
Sarmış her yanı Moskof'un, itleri
Bir annenin ninnisi gibi düşer toprağa sesimiz,
Bir babanın helal lokması gibi yoğrulur alın terimiz.
Bu toprak, yalnız taş ve toz değildir;
Kimi zaman gurbetten dönen bir evladın gözyaşı,
Kaba insanlar çıktı hep karşıma
Beni onlardan sayma.
Belki bir tarafım yaban arısı,
Beni bal yapmaz sanma.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!