Beşere Güvenin kalmadığı
Düşenin kaldırılmadığı
Ağlayana aldırılmadığı
Bir çağa denk geldik.
Ölenin diriye ibret vermediği
Didarına nakşetmiş cevherini,
Sanki yediveren, âhu gözlü bir sır.
Âlemi, cihanı ağuşuna almış,
Akıllar ağartan bir hâdîsin sen.
Bir nazarıyla çözülür düğümler,
Eğri yolda doğru yürüyemezsin.
Eğri yol seni doğru yere götürmez.
Dost doğru olasın.
Dosta doğru olasın.
Dost olmayanda ne yol doğrudur,
Ne de dost doğrudur.
Her işim ters gitti, yolum şaştı,
Dost serim derde, yüreğim dara düştü.
Kara sinekler ekmeğime üşüştü,
Kesildi umudum, biçare düştü
Dostum, gölgen yadıma düştü.
Gökyüzü rengini senden almıştı
Oradan denizlere yansımıştı
Tarihim sırtını sana yaslanmıştı
Benim gökbayraklı Türkistan'nım
Zalim bir şey bırakmamış sende
Ey yar; hasretin kokar Gülistanım.
Ruy-u'na Mestan olmuş Bülbüller
Heyula kuşatmış bütün nigahbanları
Ey yar; hasretin sarmış ruhi ahvalımı.
Haramî fermânıdır bu devrânın,
Katl olunur ervâh bu hengâmda.
Sûrette benî Âdem görünenler,
Sîrette lâin şeytân zuhurda.
Çocuk şöyle dedi; Dayanamıyorum Allah'ım
Anneler feryat etti çocuklarım öldü açlıktan.
Babalar içine akıttı gözyaşlarını,
Evlatlarına mezar yeri ararken.
İnsanlık kana doymadımı hala?
Parçalanmış cesetleri seyrederken.
Adından almıştı edep hıfsını
Gariplik ona babasından mirasdı.
Hırsına kapılıp dünyalığa azmadı
Miskal olsun mertliğinden sapmadı.
Benim gardaşım Osman...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!