YÂR DENİLEN SENDEDİR; BİRR'İ TANI
Yar denilen yaratanın varıdır
Yar denilen âşk yarında sır olur
Yar dediğin zirvelerin yarıdır
Yar denilen kör gözünde fer olur
Âşk bağında açmazsa gül
Zor gideriz Habibine
Dikene buğzetse bülbül
Kör gideriz Habibine
Açtır gönlünde gülleri
YAVAŞ, YAVAŞ
Güzü geçtim kışa doğru
Gidiyorum yavaş, yavaş
Dönüyorum başa doğru
Aldı İSLÂMİ
Yaz; Lâle, Gül, dikenden, Çiğdem, Mormenevşeden yaz
Yaz; Kürrei arzındaki Nemrud-i köşeden yaz
Yaz; Arz hokka, denizler mürekkep arzıda kâğıt
Yaz gülden, dikenden, menekşeden yaz
Yaz Kürrei arzdan, dört köşeden yaz
Yaz arz hokka denizler de mürekkep
Yaz ağaç kalemle bu şişeden yaz
Yaz Suriyede ki yetmiş düvelden
YETİMLİK DERECESİ
Amenna ve saddakna inşaellah düamız
Müstecab olur belki Çünkü ulvî davâmız
Şuara gardaşlarım davâmızda devamız
Oraya hediyeyi göndeririz buradan
Kâfirin eliyle kendi kendime
Kurşun sıktıyısam bana da yuh yuh
Milli hisse mugâyir bir kelime
Boşa çıktıyısam bana da yuh yuh
Milletimin uçağıyla tankına
KÖPRÜYÜ SEL ALDI
SUYUNU EL ALDI
MENFEZİ YEL ALDI
LIĞI BİZE KALDI
VARIRSINIZ NÂRA
Ayasofya yüz yıldır mahzun kan ağlıyorken
Saadete kavuşacak inşeallah derken
Vakti geldi altın çağın güneşi doğarken
Ermeni, Rum, Yahudi, tasma takıp boğarken
Rumlara boyun eğen şahsiyetsizler kof ya
Güldürecek cevabı bekliyor Ayasofya
Sarîklar devridir yaşadığımız
Hırsızlık yazılı her taşda gardaş
Yoktur mel’âneti boşadığımız
Fark sade hızlıda yavaşta gardaş
İntihalcilik pek revaçta gardaş
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!