Acılardır sâadetin ilâcı
Boynunda kırk haçla dönüyor hacı
Emir edilince, mümine, bacı
Toprağın altına dikildi gözler
Oyun çocuğun işi, çocuk oyunla büyür
Tomurcuklanan güller fidelerinden süyür
Mehmedim serhadlerde düşman ile savaşır
Hüseyinin başıyla top oynayanlar uyur
Edebî edepsizler arka cebine koymuş
Yürüyen odunlar, ayaklı olmuş
Bu hâllere ağlanmazmı erenler?
Eşşek semerini arayıp bulmuş
Palan, kolan bağlanmazmı erenler?
Şu acayip hâle bakmazmısınız?
Suâl ettin cevab vermek farz bana
Suâl eylemişsin ‘bu neyin nesi?’
Mâniâyı beyan ederim sana
Âşk-ı muhabbettir gönülün fesi
Yirminci Asır da olmazlar kalktı
Sorulacak vicdan, yok ki deyyusta
Aklı fikri Marta, Eylül, Mayısta
Eme, eme kan koymadı meyusta
Koştuysan sabana bunları, nerde?
Bizde öğrenelim ipucu verde
Sorduğum suale cevap ver hele
Senin meşhur kör durdundan haber ver
Bedeni, surları dökülen kale
Cihâd bilmeyen ordundan haber ver
Dört koldan esiyor fırtına dolu
Uhud’da Bedir’de coşup durulan
Ağlayan gözlerin özü şuara
Hepsi; Üç Yüz On Üç, Hakk’a sarılan
Dertli gönüllerin hazı şuara
Cihâdı ekberde zülfikârıyla
Serhatlerde ana dolu şuara
Akından akına ak atlarıyla
Geçer; aşılmayan yolu şuara
Âşıklar atışır milli dertlerle
Milli derde düçar olan fertlerle
Farketmez efendim sudan sertlerle
Mekânsızı barındırmaz yurtlarda
Dertleri dermanı ile söylerler
Ahmak gâfilleri tenvir eylerler
ŞUARALARIN HALİPÜR MELÂLİ
Cezâ alınsa da şiir okunur
Yazdığına pişman oldu şuara
İslâm tezgahında isyan dokunur
Gördükçe efkâra daldı şuara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!