Şimdi bebeler nasıl eğitilecekler
Söz konusu sorun bu
Hiçbir şeyi merak etmeyecekler
Sormamaları gerekiyor soru
Bir bilen ne söylerse onu ezberleyecekler…
Asker milletiz
Ya kışlalarda
Ya da günde beş vakit,
İçtima-ya çıktığımız depolarda
Tekmil alır tekmil veririz…
Tütün, bira, rakı, gibi zararlı,
Silah, enerji, eğitim gibi tehlikeli
Polis, ordu, istihbarat gibi kritik yapıları
Devlet adına tekelleştirmeli…
Halk dönen dolapları bilmemeli.
Evren, uydularını yanına çağırdı
Kendisine yakıştırdığı sözleri defalarca tekrarlattı
Bundan sonra hiç kimse o kırmızı sınırları aşmayacak...
Uydular görevlerini iyice anlamıştı
Başarmak için uydular arasında bir yarış başladı…
Çığırtkanların metinleri hazırlandı
Yıl ikibin on altı, günlerden Bir Mayıs,
İzmir Gündoğdu meydanındayız…
Nicelik üzerine yapılmış tüm hesaplar
Niteliğe gelince eksiğimizi unutamayız.
Alışkanlıklar erdemin efendisi olunca
Sahibi ne kadar ahlaka bağlı ise
Ne kadar insanlığına bağlı ise
Vicdan da o kadar bağlıdır…
Vicdan ne kanatlıdır, ne de kaynaklı yerine
O da paraleliyle anlaşmalıdır!
Söz konusu olan vatansa
Bütün vicdanlar sıfırlanır
Halı döşenir insan kıyımına.
Söz konusu olan dinse
Vicdanlar uykuya dalar
Ey Tanrım!
Neden kulağını tersten gösteriyorsun?
Neden Huri’lerle, Nuri’lerle cennet yaratmaya çalışıyorsun
Madem ki kara gecede, kara taşın üstündeki kara karıncayı görüyorsun
Bizi de görüyorsun demek…
Al aramızdan hırsızları, katilleri, tecavüzcüleri de
Geçmişte Bodrum'da yaşayan iki ünlü arasında geçtiği söylenen konuşmaları bilmeyen yoktur. Ben bu güne ışık tutması için hatırlatayım. Cehennem ateşi sorar diğerine:
- Neden size paşam diyorlar? Sanat güneşi cevap verir:
- size ibne diyemedikleri için...
Bu gün de Saray'a terörist diyemeyenler, sarayın heddefi olan HDP'ye terörist demeye kalkıyor...
7 Hazirandan beri öldürülen insanın hesabını soramayanlar, Diyarbakır'ın, Ankara'nın, Cizre'nin ve daha nicelerinin hesabını soramıyanlar, iki gün önceki katliamın hesabını HDP'den sormaya kalkıyorlar...
Tek amacı kar olan kapitalizm, ne kadar çok güçlense de ‘’Yeter! ’’ diyemiyor. Zenginliğin sonu yok. Doyumsuz bir sistemden de insanların kendi yararına hiçbir beklentisi olamaz.
Emek hırsızlığıyla başlayan bu yozlaşma, zamanla bütün olumsuzlukları kendi gelişmesi,
karlarını daha fazla artırabilme ve kendi aralarındaki rekabette ilk sıralara çıkabilme uğruna
insanlığa ve insanlığın gelişmesi için var olan doğaya verdikleri zarar, inanılmaz boyutlara ulaşmıştır.
1. İnsanların yoksullaşması…
2. Çalışanların çalışma şartlarındaki gerileme




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.