Ateş gibi yanan yüreklere
Soğuk su gibi, şiirlerin
Bakıp işçilere, köylülere
Anımsanıp mavi gözlerin
Şiirlerin okunur gür sesle,
Ve kavuşuruz rehavete.
Bayram arifesi, maaş bekleniyordu
Bütün gözler, umutla parlıyordu
Uzaktan otomobil yaklaşıyordu
Dışı, bir kadın cildi kadar parlak
Hatları, kadın vücudu kadar zarif
işçiler, elinde olmadan bakıyordu.
Doğada gelişmenin kanunudur,
Her varlık gibi,
‘’Kapitalizm de kendi celladını doğurur’’
Tehlikeli olmasın diye, celladının,
Midesini otla, kafasını bokla doldurur.
İçinde coşar, kudurur bu ortamın.
Kendine güç verdiğimiz derviş
Koruyucu kanatlar yerine
Yok edici silahlar edinmiş
Öyle çok inmiş ki derine
Karanlıkta insanlığını kaybetmiş
Meclisteki son bardak olayından sonra, tedbir olarak, meclis kürsüsüne cam bardak konulması yasaklandı…
Onun yerine ağzı kuruyan vekillerimiz için, bardak yerine, onlara yabancılık çekmeyecekleri bir ucu hayrat çeşmesine bağlı, hortum konulması uygun görüldü.
36-1= 35 bağımsızlar adına söz alan, adı söz ustası olarak da anılan Süreyya Sırrı Önder AK Parti vekillerine, kendi güvenlikleri için ve aynı zamanda sertleşen havayı yumuşatmak için esprili bir konuşma yaparak ‘’Önümden şu hortumu çekin ne olur ne olmaz! ’’ diye uyarıda bulundu…
Bu öneri ile, Kaplan örneğinin tekrarlanmaması için, bilinç altının hamlesini boş bırakmak isteğini belirtti ve aynı zamanda, o koltukların boş kafalarla dolu olmasının doğurabileceği felaketlerin uyarısını yaptı…
Yükseklikten korkarım
Derinlikler boğar beni
Yataydır dostluklarım
Zorlayamam kendimi
‘’Olmaazzzz! ’’ diyorlar
Ensar vakfı! Ensar vakfı!
Birilerinin tecavüz hakkı
ERK özgür, kadın köle
Bu nasıl adalet böyle?
Kadın öldürülüyor
Halkın kurtuluşu
ölmek için savaşıyor.
THKO-CP
savaşmak için ölüyor.
Savaşan savaşana,
Ölüp savaşanlar
Evet ‘’7 Haziran’’ seçimleri 35 yıllık faşist darbe barajını, Kürtlerin önüne engel olarak konulan barajı yıkmakla tarihimizde önemli bir sayfa açmıştır. Özellikle Kürtlerin diyorum çünkü Komünistlerin önünü kesmeye yüzde birlik baraj bile yetiyordu. Kürtler bu noktaya gelebilmek için çok kayıp verdiler, çok acı çektiler…
Seçim barajından daha da önemli bir olay daha var ki, bana göre seçim barajından daha önemli, büyük ölçüde Kürtlere karşı beslenen önyargıları yıktı, son iki seçim. Terörist olarak, lanetli olarak yıllardır beyinlerimize işlenen, en güçlü iletişim araçları ile yetmiş milyonu Kürtlere karşı rabotlaştıran ve bu düşmanlığı kendi iktidarlarını sürdürmek için kullanan egemen güçlerin yalanlarını fiili davranışları, yazıları sanatları ve eylemlerindeki samimi barışçı davranışları ile göstererek önemli ölçüde yıktılar. Önyargılar ki yıkılması en zor olan bir şey… Faturası çok pahalı olmasına rağmen bunu ısrarla sürdürdüler.
Çocukluğunu yaşayamamış, yaşayamayan bir halk. Daha 12-13 yaşlarında hedef alınarak infaz edilen, cezalandırılan, mücadeleye girmek zorunda kalan, dili ve eğitimi önemsenmeyen ve baskılarla ucuz işgücü olmaya zorlanan bir halk…
Çocuk yaşında olgunlaşan, mücadelenin en olgun karakterleri olan Kürt gençlerinin ve analarının zaferidir bu…
Devlet terörüne karşı, devlete ders veren bir kadın, genlik ve toplum… Kendini beğenmiş kibirli yöneticilerin en fazla kızdıkları ve öfkelendikleri nokta da bu olmalı…
Bu güne kadar Bütün siyasi toplantılarda okulları, resmi daireleri, şirketleri en yüksek koltuktan mitinge katılmaları için yazılı ve sözlü tehditler savurdukları halde ‘’Anne ve babası tutuklanan, işkence gören Kürt çocuklarının taşlı eylemlerine ‘’Çocukları kullanıyorlar’’ diyenlere ders oldu. 7’den 70’e Kürt halkı tarihte ders vermeye başladı.
Ulaşılmaza duyulan o sonsuz aşk
Neler yaptırmıyor ki insana…
Öldürüyor, ölüme gidiyor koşarak
Kıyıyor, kendi gibi düşünmeyen cana.
Bekaretlerini hiç yitirmeyecek olan,




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.