Mehmet Halil Şiirleri - Şair Mehmet Halil

Mehmet Halil

Adamın fenerli olması doğal…
Fenerdendir en kolay kazançlar
Orada taraf tutmak da helal
Amigo iyi bir nutuk attı mı
Tek ağız bütün taraftarlar…

Devamını Oku
Mehmet Halil

Çok kazanmak arzusu
geliri kaybetme korkusu
Zehir ediyor onun her gününü
Sarhoş oluyor mezarlıklar müdürü.

Kazancı her türlü ölümden

Devamını Oku
Mehmet Halil

Eyy! Tanrım, gücün varsa
Bir dafacık bile olsa
Yağdır yağmuru aşağıdan yukarıya
Ya da dünyayı tersine döndür
Güneş batıdan doğsun bir kere
Hep gençleri yaşlandıracağına

Devamını Oku
Mehmet Halil

Dizilerde sanalı gerçek olarak izlemeyi öğrendik. Mafya cennetinde mafya dizileri adeta gerçekle örtüşmeye başladı.
İş böyle olunca algılarda, bütün, sanallar, bütün hayaller gerçekleşiyor algılarda… Sansür de gerçek olanı saklayınca, ‘’Bütün yalanlar gerçek oluyor.’’
Kendi ülkesinde kendi koyduğu yasalara bile uymayanlar. İnsanları evlerinde diri diri yakanlar Avrupa’ya demokrasi dersi vermeye kalkıyor.
Siyaha beyaz deyip milleti şaşkına çeviriyorlar. Hele muhalefet de buna destek verince, kaos daha da derinleşiyor, halk ne yapacağını şaşırıyor…
Ülkesinde her gün bir kadının ölümüne seyirci kalanlar, Hollanda’ya bir kadın bakan gönderip, kadına olan saygılarını olumsuz yönde kullanıyorlar.
Asıl sorun Avrupa ile ilişkiler değil, referandum öncesi seçmenlerin kafasını karıştırmak. Bu karıştırma işini de eline kepçeyi alıp CHP üsleniyor. Şimdi seçmeni nasıl suçlayalım?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Ateş gibi yanan yüreklere
Soğuk su gibi, şiirlerin
Bakıp işçilere, köylülere
Anımsanıp mavi gözlerin
Şiirlerin okunur gür sesle,
Ve kavuşuruz rehavete.

Devamını Oku
Mehmet Halil

Dar bir azınlık için
Karıştı büyük bir çoğunluk
Kalbine dinamit kondu birliğin
Kan aktı oluk oluk…

Köleleri, köleliğe inandırmaya çalışırken

Devamını Oku
Mehmet Halil

Korkudur insanları sürü yapan
Bilinci olmayan günlük yaşar
Birbirine sarılışı hep korkudan
Cahilin kıyameti içinde kopar

Sürüden birinin kurban oluşu

Devamını Oku
Mehmet Halil

Şehirler arası feribotta izledim onları
Bir fotoğraf gibi hiç kıpırdamadan
ardımızdan süzüldüler açık kanatları.
Beni koparıp aldılar yalnızlığımdan,
İşte bu yüzden seviyorum martıları.

Devamını Oku
Mehmet Halil

İnsanın kanının kaynaması, aksiyonunun artmasına sebep oluyor, aksiyonun artması da savaşlara kadar uzanıyor… Savaşlar ve sonuçları ise kanı donduruyor… Yani kanın donması ile kaynaması sırt sırta, ya da yazı ile tura gibi… Buna gece ve gündüz gibi de diyebiliriz…
Durum böyle olunca kanımızın kaynamayacağı bir yer düşündüm ve aklıma kutuplar geldi. Acaba kutuplarda yaşayanların kanı kaynamıyor mu? Ardından kutuplarda savaş olmadığı aklıma geldi. Yoksa oluyor da ben mi habersizim? Olsa olsa içimizdeki bu savaş ancak dışımızı ısıtmaya yeter ve savaşa bir şey kalmaz…
Kolaymatiğe (internet) baktım öyle bir savaştan hiç bahsetmiyor. Birkaç balık avı filminden başka bir şey yok.
Ama kutuplardan sıcak bölgelere doğru ilerledikçe savaşlar da yoğunlaşıyor. Ekvatora doğru geldikçe ve ekvator çevresinde savaşların en yoğun olduğunu gördükçe, bazı şeylere olan inancım azalıyor. Mesela kutuplarda manyetik alanın daha yüksek olduğuna… Tam ekvator çizgisinde manyetik alanın sıfır olduğu yerde savaş daha hararetli. İnsanlar doğanın bir parçası değil mi? Niye insanlar ayıran bir güç olduğu zaman kavgaya daha çok yatkın oluyor, rakibinin üstüne daha kolay saldırıyor da, doğaya gelince çekim gücünün sıfır olduğu yerde savaşlar yoğun ama çekim gücünün yüksek olduğu kutuplarda savaş olmuyor? İnsan doğanın bir parçası değil mi? Niye doğaya uygun davran mıyor?
Aslında nedeni benim için önemli değil… Benim için önemli olan savaşların olmaması… Buna çözüm ararken aklıma gelenleri paylaşıyorum. Şiddetten ve savaşlardan bahsederken sık sık çürümeden, kokuşmadan bahsediliyor. Biz gıda maddelerinde çürüme ve kokuşma olmasın diye buzdolabına koymuyor muyuz? Hiç aklımıza getirmek istemesek de insanlar da başka canlılar için birer gıda…
Bu aklıma gelince bende Toriçelli gibi ‘’Hah işte buldum! ’’ diye havaya sıçrayabilirdim, ama, hem tavan basık, hem kilom müsait değil… Gökte aradığımızı burnumuzun dibinde bulunca heyecanlanmamak mümkün mü? Sakın insanları buzdolabına koyacağımı sanmayın. O kadar masraflı bir çözüm pek akla yatkın değil şu kriz yıllarında… İnsanları kutup bölgelerine yerleştirme fikri parlak geldi bana. Öyle olunca ne buzdolabı masrafı olacak, ne çürüme sonucu çıkan savaşlar için top, tank, savaş uçakları, yüzbinlerce asker ve kışlalar, ne subaylar ve maaşları dert olacak… Ne de savaşlarda birileri kazansın diye uyutma kampları, ibadethaneler, ne diyanete harcanan paralar olacak… Bütün bu haksızlıkların üstünü örtmek için adalet sarayları, hukuk adına basılan kitaplar ve onları ezberletmek için okullar yaptırılacak… Devlet bütçelerinde bu rakamlara bir baksak bütçelerin %70 ne kadar çıkar… Yazık değil mi? İnsanlar kendini geliştirmek için yaptıkları masrafların iki katını kendilerini yok etmek için niye harcasınlar?

Devamını Oku
Mehmet Halil

Yaşam boyunca tek başarım
Her adımda
Zamana ivme kazandırdım
Yolun yarısından sonra…

Umudumu gençliğe bağladım

Devamını Oku