Yılbaşı geldi yine
Her yıl olduğu gibi olmasın
Kapanmayalım dedik eve
Mütavazı bir yere gidelim de
Hep biz feleğe değil
Bir de felek şaşırsın bize!
Yıldızlar gökyüzüne, bir bir çakılmış gibi,
Neden hareket etmiyorlar, üşümezler mi?
Suya düşünce, kurtulmak için çırpınırlar.
Neden! .. yıldızlar, suyu hiç sevmezler mi
Kıçları yırtılarak karşıladıkları küreselleşme
Hani nerede? Ne çabuk unutuldu…
Ardından kırmızı hatlar ve sınırları yineleme
Neden yoksulları milliyetçilik vurdu?
Her gün tıka basa milliyetçilik içenler
‘’Dostlarımız’’ tarlaya
boşuna koymuyorlar kotayı
Sakarya’da toprağa gömüştük…
Sevr’de imzalanan anlaşmayı.
Ey! ... Sakaryalı çiftçi
Yolsuzluk kaosunda
Yolu tıkayanlar
Savruluyor dört bir yana
Aydınlanmasın diye karanlıklar.
Bu sistemde kriz yoksullar için
Yedi yüzyıl Türk saydık, devşirmeleri…
Okçunun ok ve otçunun ot olmadığı gibi
Türkçü olmak için, Türk olmak gerekmez
Her şey gibi onun da vardır bilinen ayarı…
Ayarda kafatası geçerli, kan tahlili istemez
Modelimiz, mavi gözlü ‘deha’mızın kafası.
Tanrı kılıcını salladı,
Havada bulutlara çarptı.
Kılıç, şakır, şakır şakırdadı.
Etrafa kıvılcımlar saçtı.
Ve ardından oluk gibi...
Hrant Dink cinayetinde
Çıkan karara göre
Örgüt yokmuş işin içinde…
Mahkeme kararıyla hatırlatıldı ki
Devletin ‘örgütler üstü’ olduğu unutulmuş
Hitler… Musolini, Pinoşe… Markos… ve re se.
Ne şanslı insanlarız da haberimiz yok… Yok, bu millet yoldan çıkmış bir kere, atalarının sözlerini bile unutmuşlar, başımıza güvercin sıçmış da haberimiz olmamış, gene de şansımız açıldı… Tanrının sevgili kullarıyız. Düşünsenize bir kere, her yıl bu günlerde ‘’Bir gün size de çıkabilir’’ diye bar bar bağırırdı televizyonlar, radyolar… Bu yıl öyle bağırmak yok. Bu yıl, sıranın bize geldiğini bizzat uygulama ile gösterdiler. İşte görüyorsunuz nasıl zengin olunuyor. Nasıl da büyük ikramiyeler çıkıyor. Siz de sıranızı bekleyin… Öyle sokaklara ‘stant’ açıp da ‘soyuluyoruz’, ‘katiller serbest polisler tutuklu’’ diyenlere bakmayın siz seneye de size çıkabilir. Boşuna dememişler ‘lafa değil, işe bak! ’ diye… İşte adamlar göz göre göre dağıtıyor. İcraatlar açıkta… Yine aynı adamları seçin ki seneye size çıkabilir…
Çok şükür, dirayetli bakanlar, dirayetli üstlerinin, direngen mücadelesine saygıyla eğiliyorlar, kendileri de piyangodan az buçuk kazandıkları için biliyorlar ki bu ‘’bir gün her eşe, her dosta, her tüyü bitmemiş bebeye de çıkabilir. Tabi onların da başlarında onlara bakan bir ana baba olmalıdır. Yani piç olmamalıdır. Bu da, kimlik kartı gibi bir şey… Bakanlarca verilir. Hiç kimse bunu kendi edinemez…
Halkın sesi çok zayıftı… Gündüz sokakların gürültüsüne bir de araçların gürültüsü eklenince halkın sesi duyulmuyordu. Bakan da birebir halka adanmış biri… Bilirsiniz karanlık olunca, bütün sesler kesilir, öyle ki, karıncanın ayak sesleri bile duyulur… İşte onun için başkan karanlığı buyurur… Halkı dinler ve halkın ne istediğine kulak verir. Uzun bürokratik işlerle zaman kaybetmez. Uygulamalar şip şak yerine getirilir. Başkan duymuştur ki bu halk başkana, istediğini istediği gibi yapabilmesi için, tanrıya duacı olmaktadır… Halkın kendisi yetki verdikten sonra vekillere de b..k yemek düşer
Akıl var mantık var… Obozit insanlar fazla kilolardan kurtulma için doktor doktor dolaşıyorlar o fazlalıklardan kurtulmak için… Kurtulamayanlar hem hareket kabiliyetleri az olduğu için, istedikleri gibi dolaşamazlar, hem koca veya karı bulamadıkları için streslenip hastalanıyorlar… Devlet de öyle değil mi? Aşırı varlıklı bir devlet, her taraf yağlı, ormanlar uzun ağaçlarla, ovalar bitmez tükenmez bağlarla, dereler ırmaklar şarıl şarıl sularla, kayalar, mermer, altın, bakır, demir, alüminyum, boraks vs…
Bu kadar yüklü bir devlet, satmakla bitmiyor… Ne yapmak lazım? Fazlalıkları atmak. Allah o fazlalıkları yüklenecek olanlara güç kuvvet versin. İşte bu devleti zayıflatmak için ilan edilmiş bir seferberlik, bunu anlamamak da eşeklik…
Öğrenilmiş davranışları değiştirmek zor…
Ninni doğar doğmaz kulaklarımızda
Matbaa 150 yıl sonra
Din eğitimi başlar üç yaşında
Uyutmadan olmaz.
Derinin üstündeki tıraştan daha önemlidir derinin altındaki tıraş.




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.