İnsan ne için yaşar? Hayattaki amacımız nedir? İnsanın bütün hayatı bir amaca hizmet etmelidir.
Her davranış bir amaca yönelik olmalıdır. Bir adım bile olsa, ileri adım atmak. Hayatı bir nebze daha güzelleştirmek… Yarını, bu günden daha iyi yapmak… Geleceğimize, çocuklarımıza daha güzel, daha yaşanılır bir ortam bırakmak…
Çocuklarımızı sevmenin gerçek göstergesi, amaca yönelik bu çabada yatmaktadır…
Şairler de bu amaca yönelik davranmalıdır. Yarını daha güzel yapmanın esası, eskiyi, çürüyeni yıkıp, yerine yeniyi inşa etmekle mümkündür…
Kurtuluş ruhsuzlara kalmış
Eğitilmiş ‘kurtarmak için’ insanlığı
Her evde hedefe ayarlanmış
Iskalamaz ‘’ demokrasi’’ silahı.
Yalanlar pembelere boyanmış…
Dünya İmparatorluğu kuruluyorsa
Ne işimiz var hudut boylarında?
Çıraklık döneminde yüz şehit
Kalfalık döneminde sekiz kattır
Ustalık döneminde artıyor kat kat
Kapılmadık boş heyecanlara
Yavaş ateşte pişti aşkımız
Kaptırdık günleri mevsim sıcağına
Elden kayıp gitti hayatımız
Çabucak geldik sonbahara
Şimdi çocuk gibi şaşkınız…
DNA, zooloji, biyoloji, kök hücre,
Evrim kuramından türediği halde
Teslim olurken bile o hastanelere
Direnenler çok yaratılış ezberinde.
Tembeller hayallerinde,
Hiç yakışır mı bir generale
Zırhından sıyrılıp, çırılçıplak
Karısıyla evcilik oynamak
Hiç, emir eri yok mu bunun?
Asker bir toplumun bireyleriyiz
Dilenmek suç değil sadaka cumhuriyetinde… Ama işportacılık suç. Hiyararşinin en altındaki zabıta yukarıdan aşağıya doğru farzın uygulandığı gibi, sünneti de uygulamak zorunda…
O da ‘’Benim memurum’’ o da ‘’işini bilecek’’… Herkes işini bilecek ve bilinçli olarak uygulayacak ki çark da kusursuz dönecek… Yoksa gemi karaya oturur, araba kayaya vurur…
Bazı vatandaşlar hemen soracak kimin gemisi, kimin arabası? Bu soru anarşistçe bir soru, biz de içinde olduğumuza göre, sonuçta biz de zarar göreceğimize göre, bu tür sorular zaman kaybetmekten başka işe yaramıyor… Hedefimiz müreffeh bir ülke, çıkmak istediğimiz seviye muhasır medeniyetler seviyesi… Kim ilk çıkarsa oraya onlar yer meyvelerin iyisini…
Velhasıl bu çarkın içinde herkes işini bilmesi gerekir… Devlet her şeyin üstündedir…
Ayakları yere basanlar ve ‘’Ey yolcu bastığın yeri tanı’’ diye nutuk atanlar, bastıkları toprakları ayaklarının altında görünce benim dedem de kan akıttı, dört cephede çarpıştı diye hemen sahiplenip çıkmasın karşımıza, toprak topraktır, vatan vatandır… Biri fırın diğeri tandır… Önemli olan devlet çarkıdır. Çarkın dönmesi için her şey mübahtır… İnsan vatan için ölmeyecekse ne işe yarar? Onları ‘’Oğlum vatana kurban olsun! ’’ diye doğurmaz mı analar.
Kıyıya vuran dalgaların köpükleri gibi
Gezerken gelip gidiyor beynimde imgeler
Kalem, kağıt yanımda sinekkapan gibi
Her yakaladığım bir dizeye girer…
Kart veriliyor kartlara…
Yılbaşı geldi yine
Her yıl olduğu gibi olmasın
Kapanmayalım dedik eve
Mütavazı bir yere gidelim de
Hep biz feleğe değil
Bir de felek şaşırsın bize!
Yıldızlar gökyüzüne, bir bir çakılmış gibi,
Neden hareket etmiyorlar, üşümezler mi?
Suya düşünce, kurtulmak için çırpınırlar.
Neden! .. yıldızlar, suyu hiç sevmezler mi




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.