Sonsuzluğa uzanan gün görmeyen gecelerdeyim
Alev bağlayan iniltilerimle, korku dolu kâbuslardayım
Yoluna bir ömür verdiğim
Senin için
Hayaller kurduğum
Yıllardır
Dert, keder tüm topluma kök saldı gitmiyor
Bir bela büyüdü dünyada hiç durmuyor
Kusur beni âdemde mi yaratanda mı?
Şu çekilmeyen hayat, yoksulluk bitmiyor
Neden kimse kimsenin halını sormuyor
Tu minminîka rengînî
Pir piçûkî pir hûrikî
Her baskê te gulgulîne
Tu mina sêva ferikî
Tu ji bo min yadîgarî
Vay derdini, kahrını çektiğim, beni perişan edip savuran dünya
Dağ gibi dertlerim büyüdü, eremedim sevinçe
Ulaşamadım, bir avuç mutluluğa
Kapımı çalmadan gelen
Haklısı mazlum
Haksız cabbar
TÜM YOLLAR UZAKLARA GİDİYOR
Tüm yollar uzar uzar gider, ya çok uzaklara ya gurbete
Bazen araya yüksek dağlar
Bazen derin vadiler
Ya da gür akan dereler girer
Halk yoksul, işçi işsiz, can perişan
Hangisine yansam, ben hangisine?
Hiç yazılmamış birçok gerçekler var
Oy makul olan çevrilmiş tersine
Bak hele bak, sömürü düzenine
Ağıtlarda dolaşan, matemler içinde ölüm rengine bürünmüş
Zulmün tel örgülerine aldırmadan
Çırılçıplak cılız
Bedeniyle
Paramparça edilmiş
Siyaha çalan, gece karası
Keça nazdar hez evîne
Gulpikan min re bîne
Tu bedewa bêhempa yî
Ev dilê min bo te dîne
Xemzên te de bax, bostane
Bir gürültü koptu, hıçkırıklar düğümlendi gecenin boğazına
Karabasan değil, karanlık geceyi saran
Öfkelenen acımasız
İnsanlığın korkulu rüyası
Kudurmuş depremdir
Şubat'ın koynunda
Yiğit yoldaş Demirtaş
Kucakladın herkesi
Güneş bekliyor seni
İşçi- Köylünün sesi
Gönül dostu Demirtaş




-
Ümmü Eymen
Tüm Yorumlarhakikaten duygu dolu ders verici nitelikte bir şiir, kutlarım.