“Meramımızı anlatmak her zaman kolay değil zordur, asıl sorun budur” desem
“Meramını kolayca anlatabilen kaç kişi vardır” çekinmeden, hiç bilemem
“Meraklı değiliz başkalarının dedikodusuna” diye asla söyleyemem
“Merakla dedikodusunu yaparım insanların ama meramını dinlemem”
Merak insana özeldir, düşürür yola peşinden, kendimi kontrol edebilsem
“Mantıklı olmak her zaman için iyi değildir” görüşüne katılırım desem
Mantık aranmayacak şeyler de vardır bazen hayatta, her şey mantıktır diyemem
Mantığımı kullanırsam eğer insanlık için kendimi asla feda edemem
Mantıksızdır bazen, aşk için, sevgi için, vatan için, canımı veririm demem
Matematik hesabına dönen hayatta, her şey çıkara endekslendi bilirim
Közlenmiş duygularımı resimledim bugün, ufuklar tuval, duygular rengârenk
Kelimelerle süsledim resimleri, her birine ayrı bir anlam yükleyerek
Koyu kırmızı bulutlar arka fonda, yavaş adımlarla yürüyorlar, gülerek
Kolumu yasladım banka, sessizlikte dalıp gittim, akşam vaktini seyrederek
Kıyıda insanlar geziniyorlar, birbirleriyle konuşuyorlar gülüşerek
Kırlangıç süzülerek bir dala kondu, dal eğildi hafifçe, selamlaştı yaprak
Kış gelmeden döküleceğini biliyordu, rengi hüzün dokulu, sarı sıcak
Kurudukça dökülecek, döküldükçe süpürülecekti, sonu belliydi toprak
Kitap, defter arasına konmayacak, uzun süre anılarda saklanmayacak
Közler üzerine düşenler yanıyordu, sessiz, sessiz, damar damar kıvrılarak
Kelimelere sığdıramadığım olaylar var, aklım, fikrim, duygularım ezik
Karşı koyabilmek ne mümkün, aklımın ötesinde bütün olaylar başım eğik
Kan kokusu ideolojiler, insanı insan saymazlar, düşünceler dağınık
Karnı doymaz çıkar içinde insan, ölümle, kanla besleniyor akıllar kanık
Kül kokuları sarmış ortalığı, insanlığa yangın, bomba, kurşun, gün karanlık
“İncir çekirdeğini doldurmayan düşüncelerle uğraştım” gecenin ikisi
“İmdat çığlıklarım sessizliğe boğuldu, gecede çınlarken, sessizliğin sesi”
İrkintiyle çıktım dışarıya, dışarı serin, yalnızdı gecenin sessizliği
İki yalnız, biri ben, biri gece, sessizlikte sessizce yaşadık sensizliği
İrili ufaklı yıldızlar ışıldıyordu gökyüzünde, seyre daldım şenliği
Yaşam, çağda kendine küstürüyor insanı, paylaşım dengesiz, ahlarıma vay
Yıldırımlar çakmıyor ufkumu parlatacak, gecelerim karanlık, gökte yok ay
Yenik düşmüş duygularım, hüzün çağlarını yaşıyor aklım, kalbim, elimde çay
Yargılarım acımasızdır, tarihe, düzene, sen istersen gereksiz sorgu say
Yitik düşlerim olmadı benim, düşlerim karanlık, doğmadı geceme dolunay
Sayılan günler çabuk geçer, geleceği bilmiyorum ki, nasıl yaparım kıyas
Suyu çekilmiş ağaçlara benzemek istemem ki, benzersem hayatım olur yas
Silkeledim düşlerimi, içindeki yarayanları umuda astım, sende as
Sıkı sımsıkı yumruklar yerine, sıcak duygular besledim, yalnızca bana has
Çürümüş düşünceleri anımsadım geçmişten, düşlerindekiler her zaman aç
ZUHUR
“Zor zamanlar tadında zaman' akıllar, düşünceler, düşler, idealler çaresiz
“Zehir içmek sanki alınacak kararlar” yarının nasıl olacağı belirsiz
“Zemheride sanki mevsim” kızgın güneşte buz tutmuş insanlar, kalmışlar nefessiz
“Zil takıp oynuyor bazıları” zulüm altında inleyen insanlardan habersiz
Söylesene “beni fark etmen için bağırıp çağırmam mı gerekir”, bu nasıl sus?
Sözlerin kavgalı, müziğin kulakları tırmalar, çağrın çığırtkan, tıkanır us
Sakince, sessiz söylesem sözlerimi dinlemez misin, yoksa bana kalbin mi küs?
Sevgimiz yok mu, dinlemezsin, anlamazsın, duymazsın, öyleyse talihimiz makûs
Haydi, çağır kalbin ile, duyayım ta içimden, gülsün benimde yüzüme talih




-
Mert İştan
-
Sevgi Özkan
-
Sevgi Özkan
Tüm Yorumlarmesaj antoloji..bölümüm kilitlendi,lütfen yardım,mesaj yazamıyor ve okuyamıyorum
Güzel bir şiir sabaha merhabaderken okuduğum,yüreğinize sağlık sevgili şair,saygıyla...
Güzel bir şiir sabaha merhabaderken okuduğum,yüreğinize sağlık sevgili şair,saygıyla...