Güneşin sıcağı altında
Bunalmış dolaşırken
Ayaklarım altın kumlara
Batıp çıkarken
Ufkumda görünen
Kalabalıklara yürüdüm
Koridordayım
Açık kapıdan
Sesler duydum
İçeriye baktım
Bir hoca
Ders veriyor
Derler ki dostun gerçeği
Söyler kötü de olsa gerçeği
Çuvaldızı vardır dostun elinde
Batırır sürekli yalanlar üzerine
Ama gariptir insanlar,
Okumak,
Yazılanı/yazılmayanı
Yazılan var önünde
Satırların izlerinde
Her biri anlam içinde
Israrcı değilim
Gözlerime, kulaklarıma
Israrcı değilim
Yalancı dünyama
Yolda yürürken
Bunlar beni üzen
Hangi devirde
Yaşıyoruz bilmem
Lafa söze gelince
Mangalda kül kalmıyor
Bir müziğin ruhunda dalıp gittim
Rüzgarın esintisinde eridim
Yapraklar fısıldanıyorlardı
Benden söz ediyorlardı
Derdimi anlamaya çalışıyorlardı
Onlara gülümsedim
İnsan olmayanın aklı yoktur
Aklı olmayanın dini yoktur.
Dini olmayanın aşkı yoktur
Aşkı olmayanın kendi yoktur
Kendi olmayanın bendi yoktur
Bendi olmayanın fendi yoktur
“Önce ben temiz olmalıyım
Sonra temizliği savunmalıyım”
“Yalan üzerine hayat kurup, dünyaya yalan diyenler
Yalanlarını hayatlarından silip, gerçeklere yürümeyenler
Kabahati dünyaya atmakla kurtulacaklar mı?




-
Mert İştan
-
Sevgi Özkan
-
Sevgi Özkan
Tüm Yorumlarmesaj antoloji..bölümüm kilitlendi,lütfen yardım,mesaj yazamıyor ve okuyamıyorum
Güzel bir şiir sabaha merhabaderken okuduğum,yüreğinize sağlık sevgili şair,saygıyla...
Güzel bir şiir sabaha merhabaderken okuduğum,yüreğinize sağlık sevgili şair,saygıyla...