Bir gün padişahın biri huzuruna çağırır vezirini,
Artırması gerektiğini söyler devletin vergisini,
Daha sonra da ölçmesini ister halkın tepkisini.
Devletin vergisini bir miktar artırır vezir,
Girer halkın içine orada bekler hazır.
Sordum yıllarca kendime bulamadım,
Bu nedensiz ayrılığın nedenini.
Erittin mum gibi ruhumun bedenini,
İnce ince verem gibi.
Aynı mekanda fakat;
Çıkarabilmek için bir avuç kömür,
Eşittir bir avuç kömüre bir ömür.
O gün bulutlandı güneşin yüzü,
Ağlamaklı oldu bulutların gözü.
Kan düştü kömürün karasına,
Ölüm hörgüçlü bir kara deve
Vakti gelince çöker her eve
Dün geçti,takılıp kalma düne
Bu güne bak, sadece bu güne.
Hiç belli değildir,yarın var mı?
Gençliğine de güvenme,sakın
Bu dünyadan göçen bir daha gelmeyecek.
Ölümsüzlük iksiri aradılar asırlarca,
Ölümdür ölümsüzlük iksiri,
İçen bir daha ölmeyecek.
Verdi Allah insanlara şeref ve şan,
Lütfedip üstün kıldı hayvandan.
Yaşarsa eğer yaratılışına uygun,
Meleklerden de üstün olabilir insan.
Gündüzde ve zifiri karanlık gecede,
Sabah erkenden gelirsin derse,
Günaydın dersin herkese.
Başlarsın derse,sokarsın bizi strese,
Anlat,fakat uyandırma bizi be hocam.
Pencere dibi serindir,
Ruhumda beyaz bir gülüştür papatya.
Damarlarımda bir akıştır papatya.
Beyaz gelinlikler içinde, konuşur
Sabah yeliyle, sır vermeden papatya.
İlkbaharın gülen yüzüdür papatya.
Ne Mecnun Leyla'yı sever,
Ne Kerem Aslı'ya yanar;
Ne de Âdem Havva'yı sever,
Benim seni sevdiğim kadar.
Sevdim ben adam gibi seni,
Ağlayınca sel alarmı verirdi bütün sirenler,
Düden Şelâlesi zannederdi gözyaşımı görenler.
Birer yanardağ oldu yüreğimde acılarım,
Terk etti menfaati tükenen kardeşlerim,bacılarım,
Mendiller yetmedi silmek için yaşını gözümün,
Ağlardı halime eğer kalbi olsaydı gökyüzünün.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!