Ağlayınca sel alarmı verirdi bütün sirenler,
Düden Şelâlesi zannederdi gözyaşımı görenler.
Birer yanardağ oldu yüreğimde acılarım,
Terk etti menfaati tükenen kardeşlerim,bacılarım,
Mendiller yetmedi silmek için yaşını gözümün,
Ağlardı halime eğer kalbi olsaydı gökyüzünün.
Kocaman bir nasır elimin ortasında...
Bir dilim ekmeğim ben kurtlar sofrasında
Parçalandıkça çoğalan,
Çoğaldıkça parçalanan...
Yeniden çiçek verdi yeni zamanda;
Yükseldi dağlar gibi köpüklü dalgaların,
Ne varsa çekti içine azgın halkaların.
Ey deniz! Nedir bu öfke,bu nefret,bu kin?
Cehennem gibi fokur fokur kaynadı için.
Benim gibi haksızlığa mı uğradın,ne var?
Evler yaptılar betondan,çok katlı,
Ruhsuz; fakat çok heybetli...
Dev ağızlarla kazdılar mezarını
Kır çiçeklerinin...
Yıktılar tek katlı bahçeli evleri,
Antalya'm! Sevgilimsin,canımsın;
Damarlarımda dolaşan kanımsın.
Otururum Falezlere,seyrederim
Denizini...
Akdeniz mürekkep olsa yazamaz
Güzelliğini...
Yüzüstü çok süründüm,
Veda etmek istiyorum bu yüklere...
Allah'ım tut elimden;
Kaldır beni göklere!
Yoktur kimsenin kimseye saygısı,
Alışverişte herkesin kaygısı,
Ayıplı mal,aldatılmak korkusu.
Kalmadı kimsenin güven duygusu.
Koymuşlar teraziyi iki gözlü,
Bu gece ne kadar hoş,
Yıldızlar parlak...
Derdimin yangını sardı gölgeni.
Güller açar geçtiğin yollarda;
Güller...İri güller...Artık aşk acısını damıtır.
Sürükledi ırmak söğüt dallarını.
Kapalı çarşı”kapalı kutu”değil artık.
Sadece üstü kapalı; önden,yandan açık…
Dolanıyorum kapalı çarşı içinde
Deniz kızları geçiyor açık saçık
Esnaftan baziları şen şakrak
Bazılarının elindeki sigara uyukluyor,
Ey idareci!
Alıp eline bir ok ile bir yay,
Öğrenci üzerinden öğretmeni oklamak kolay…
Yetiyorsa eğer gücün,
Güveniyorsan bilgine,
Çık öğrencinin karşısına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!