Kimine akıl vermiş Allah, kimine zekâ
Kimine de bir boy ile bir boş kafa.
Haberi yok oturmuş da bir sivri kazığa,
İşte bu boş kafa,
Reddediyor aklı yaratanı.
Ne tuhaf!
Büyülü ve mehtaplı bir gecede,
Buluşalım yıldızların altında.
Adının yazıldığı üç hecede,
Konuşalım yıldızların altında.
Şiirsel büyüyle düşelim yola,
Ağaçların damarlarında dolaşır hâlâ kanım,
Ruhumun gözünden fışkıran nehirdir canım.
Çocukluğumda boyumu ölçtüğüm o kapı,
Güçlükle duruyor ayakta o eski yapı.
Taş kalpli dumanlı dağlar hatırladı beni,
Gecenin ikinci yarısında
Kervan yola düzülür.
Önde büyükler ve atlar,
Arkada küçükler ve eşekler…
Baykuş sesleri yankılanır dağlarda
Ürperir içimiz…
İlkbaharın ardından bütün sıcaklığı ile geldi yaz,
Gitti soğuklar; yağmur,kar,tipi,ayaz...
Çekiyorum üstüme yorgan gibi göğün maviliğini,
Hayal ediyorum bütün dostlarımı,sevdiklerimi.
Mehtap durgun suya yansıtırken aksini,
Zil çalacak…Ziller çalacak
Sizler derse gireceksiniz;
Ama ben girmeyeceğim.
Bahçemde güllerim solacak,
Güllerimi kimler sulayacak?
Ama ben sulamayacağım.
Köyümü gördüm dün gece rüyamda,
Bir yaz günü temmuz ortasında.
Rüya bu ya,yanımda çocukluğum da.
Dolanıyorum yeşil çamlar arasında.
Masmavi göklerin bakışında,
Biz öğretmenler,
Kalkarız zille,yatarız zille
Sınıfa gireriz zille,
Sınıftan çıkarız zille.
Zilsiz hareket etmeyiz,
Zil çalacak ille…
Acılara yıllarca dayanan bir kahramandı bu yüreğim,
Artık acılar tamamen bitti sandı bu yüreğim.
Tam huzura ermişti ki;
Acılarla yeniden uyandı bu yüreğim.
Acılarla,acıların sokağında yeniden buluştuk,
Ey idareci!
Alıp eline bir ok ile bir yay,
Öğrenci üzerinden öğretmeni oklamak kolay…
Yetiyorsa eğer gücün,
Güveniyorsan bilgine,
Çık öğrencinin karşısına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!