Okuyup mühendis olacam dedin.
Kıskandın herkesi kafayı yedin.
Elindeki nimetin kadrini bilemedin.
Kızımın kaderi benzemesin sana…
Yokken bir şey pireyi deve yaptın,
-Ve... Nihâyet bitti-
Bugün
Farklı bir gün
Benim için…
Gitti sevgili, eş.
Yine efkârlandı şu deli gönlüm,
Başım alıp dağlara çıkasım geldi.
Gurbette acıyla geçince ömrüm,
Kendi elimle dünyamı yıkasım geldi.
Gönül sevdiğini arar hemen her yerde,
Sen,
Unutulmak nedir,
Bilir misin?
Hem de
Ölümüne sevdiklerin,
Dost bildiklerince..
Bozdun ağız tadımı,
Kararttın hayatımı,
Duy artık feryâdımı,
Ayrılığın vakti geldi.
Helâl et tüm hakkını,
Bigadiç yollarında,
Yoruldum giderken yaya…
Görenler bayılırlar,
Oradaki doğaya…
Al yaşmaklı gelinler,
Giymiş üzerine şalvarını,
Çekmiş önüne peşkirini,
Değiştirmez hiç şeklini,
Canımın içi, Yörük Güzeli…
Eline kaşığı aldığında,
Bir tesâdüftü
Şebin’de karşılaşmamız..
Bir anda
Alevlenen aşkımız,
Tesâdüftü…
Gördüğün topluluklar, insan değil, sürü! ..
Onlara revâ görülür, işkencenin her türü! ..
17 Aralık 1997, Malatya




-
Ayşe Er
Tüm YorumlarŞİİR LERİNİZİ OKUDUM VE HEPSİ BİRBİRİNDEN O KADAR GÜZELKİ VE HİSLİ.KENDİMİ BULDUM ŞİİRLERİNİZ DE.
DEVAMINI DİLER,SAYGILAR SUNARIM...