Mahşere Kaldı Kavuşmamız
Mahşere kaldı kavuşmamız...
Bu dünyada nasip olmadı aynı gökyüzüne
aynı umutla bakmak.
Kader, yollarımızı bir yerde kesiştirdi,
sonra sessizce birbirinden ayırdı.
Ben seni bekledim...
Her sabah doğan güneşte,
her akşam batan güneşin ardından.
Kapıya gelen her seste
bir an durup seni sandım.
Ama gelen hep sessizlik oldu,
gelen hep sensizlik oldu.
Mahşere kaldı kavuşmamız...
Çünkü dünya,
bizim sevgimize dar geldi.
İnsanların yalanları,
kaderin ağır imtihanı,
zamanın acımasız akışı
aramıza dağlar ördü.
Ben seni öyle sevdim ki...
Adını dilime değil,
ruhuma emanet ettim.
Kimse bilmedi,
kimse görmedi;
ama Rabbim şahitti
her gece ettiğim duaya.
Kaç gece uykusuz kaldım,
kaç sabah gözlerimde hasretle uyandım.
Bir mektup bekler gibi
ömrü bekledim.
Bir tebessümün için
bin hüzne razı oldum.
Sen belki bilmiyordun...
Ben her ayrılıkta
biraz daha eksiliyordum.
Her suskunluğunda
içimde bir şehir yıkılıyordu.
Mahşere kaldı kavuşmamız...
Belki bu dünyada
aynı sofraya oturamadık.
Belki aynı yolda yaşlanamadık.
Belki ellerimiz
bir daha birbirine değmeyecek.
Ama sevgim eksilmedi.
Çünkü gerçek sevda,
mesafeyle küçülmez.
Zamanla eskimez.
Ayrılıkla tükenmez.
Bazen düşünüyorum...
Ya bir gün ansızın karşıma çıksan?
Gözlerin yine gözlerime değse...
Acaba susar mıydım?
Yoksa yıllardır içimde biriken
bütün cümleler
gözyaşına mı dönüşürdü?
Hayat bize cömert davranmadı.
Birbirimizi sevdik belki,
ama birbirimize ait olamadık.
Şimdi geceler bana seni anlatıyor.
Ay, senin sessizliğini taşıyor.
Rüzgâr, adını kulağıma fısıldıyor.
Ben ise her defasında
aynı duayı ediyorum:
"Ey Rabbim...
Bu dünyada yazmadığın kavuşmayı,
ahirette nasip eyle."
Mahşere kaldı kavuşmamız...
Çünkü bu dünya
bazen en temiz sevgilere bile
dar geliyor.
Eğer bir gün
mezarımın başına gelirsen,
bil ki toprağın altında bile
sana kırgın değilim.
Çünkü sevgi,
hesap sormak değil;
dua etmektir.
Ben sana beddua etmedim.
Seni unutmak için değil,
mutlu olman için dua ettim.
Belki de sevmenin en ağır tarafı buydu.
Şimdi önümde uzun bir sessizlik var.
Arkamda ise seninle dolu hatıralar...
Ve ben,
bu ömrün son sayfasına kadar
aynı cümleyi taşıyacağım yüreğimde:
Mahşere kaldı kavuşmamız...
Bu dünyada yollarımız ayrı düştü.
Belki aynı güneşi seyredemedik,
aynı çatı altında yaşayamadık.
Ama biliyorum...
Gerçek sevda,
yalnız bu dünyaya sığacak kadar küçük değildir.
Belki burada değil...
Belki bugün değil...
Ama Rabbimin huzurunda,
hesapların görüldüğü o büyük günde,
yarım kalan bütün cümleler tamamlanır.
Ve eğer kader orada da
bizi yan yana yazarsa...
Ben sana yine ilk günkü gibi bakarım.
Çünkü bazı sevdalar
ölümle bitmez;
yalnızca mahşere kadar sabretmeyi öğrenir.
DELİNİN BİRİ
HAMZA CAYMAZ
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 09:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!