Mahmut Nazik Şiirleri - Şair Mahmut Nazik

Mahmut Nazik

HANGİ SEVİŞTENDİR DE HELE USTA

Okul yolunda gider ya bir çocuk;
hangi gülüştendir, de hele usta
ninnisinden kopmuş gözü gök boncuk;
hangi seviştendir, de hele usta.

Devamını Oku
Mahmut Nazik

HANGİ SOKAK ÇOCUK DOĞURUR Kİ


Sokak çocuğu
Sokak kadını
Sokak kedisi

Devamını Oku
Mahmut Nazik

HACI VELİ EFENDİNİN DAMI, HOYUN

Bizim Dereköylülerin köyülülerin hoş görüsü sonsuzdur. Ve iş hicive, şakaya geldimi sınır tanımaz. Bir aray gelmeye görsünler, her biri başka bir nasreddin hoca, bektaşi.
İster dini,,ster bilimsel olsun, mantıksız bir şeyi peygamber de söylese kimse kabul ettiremez Dereköylüye.
Bizim köyde rahmetli bir Vacı Veli hoca vardı.
Ölünceye kadar ne maaş ne bir ücret köyün imamlığını yapmıştı. Köyün sadece imamı değil hakimi savcısı, … Allah gani gani rahmet eylesin, oldukça hoş görülü biri kişiydi. Köylü camide her türlü şaklabanlığı yapar, uyarırsa da talı sert bir tavırla uyarırdı.

Devamını Oku
Mahmut Nazik

Madem hazır nazır Allah her yerde
Kimi ararsın Kudüs’te Mekke’de
Allah nerededir bir karar ver de
Arayıp durma dükkânda tekkede

Şeytan taşlamayla affolmaz kusur

Devamını Oku
Mahmut Nazik

HAK BOYAMIŞ BAKIŞINI TENİNİ

Hak boyamış bakışını tenini
Yetmiş iki millet yar gelir bana
Nideyim ben soyun sopun genini
At değil it değil ar gelir bana

Devamını Oku
Mahmut Nazik

hadi gel sevdiğim şöyle yanıma
serpilmis gül gibisin her anıma
seni sevmem sanma öyle boşuna
alırım her günahını suçunu
üstüme üstüme dağıt saçını

Devamını Oku
Mahmut Nazik

HADİ GÖK KUŞAĞINI ÇAĞIR GERİYE

belki karanlık
belki bir halk
belki mezhep
belki aşk

Devamını Oku
Mahmut Nazik

HANİ VAR YA

Kalbini kırdığım o komşum var ya
Helallik almadan göçüp de gitmiş
Kanadın kırdığım o kuşum var ya
Bu sabah kalktım ki uçup da gitmiş

Devamını Oku
Mahmut Nazik

HANİ YA KÖLELİK BİTMİŞTİ GÜYA

Hani ya kölelik bitmişti güya;
Kâhyasıyla, kamçısıyla ayakta.
Ne merhamet, ne de insaf, ne hayâ;
Kuralıyla, kurumuyla hayatta.

Devamını Oku
Mahmut Nazik

DOMUZU HELEL KILMAK
Bizim köyden (Dereköy) beş on kişi ava gitmiş. Gel gör ki bir keklikten başka hayvanı rasgelmez. Bu arada bir de domuz vururlar. Öğle olur karınları zil zurna aç. Bir keklik nedir ki on kişinin dişinin kovuğuna yetmez.
İçlerinden birisi:
-Yahu arkadaşlar, Cuma hutbesinde bizim hoca, sıkışırsan domuz etinin sağ tarafından bir buçuk kilosu helal dediydi.
Eh, hoca demişse doğru demiştir. Domuzu yüzerler, helal tarafından, adam başı birer buçuk kilo kesilip afiyetle mideye indirmişler.
Akşama kadar çalı taşla, bağır çağır ama ne tavşan, ne kelik ne bir üveyik. Allahın bir cırığı bile rast gelmez. Dolanır gelirler gır domuzun başına. Kimisi kıç tarafına, kimi baş tarafına çömelip öyle bakarlar ama helal yanında bir gram et yok; sol tarafı da dinen haram… Dişleri de et tadını almış ya, gel de dayan.. Gır domuzun sol yarısı dersen ‘beni ye.’ dercesine onlara bakıyor, onlar da kalan yarısına.

Devamını Oku