SEMAZEN
Emeği kaç insana ekmek bilsen
Şu fır fır dönen kalender değirmen
Yoksulu, yetimi, gözetsen bazen
Dönmekte değil sevmekte marifet
Bu çalım bu şatafat ne ey semazen
Aklarla dolsa da belalı başım
Kurumuş akmaz olsa da gözyaşım
Seninle doğdum ben henüz genç yaşım
Sevdanla yaştaşım sen anla işte
Senden önceki ya sonraki Saki
Selvinin dalları güneşe doğru
Benimse sevdiğim her dalım sana
İster ilk bahardalı ister güzgülü
Ne zaman açarsam her gülüm sana
Nehir değilim ki aksam deryaya
SEFALETİN KILICINI SALLAMA
Kıtaat için millet için eyvallah
Mütahitin kılıcını sallama
Himmet için, hüccet için eyvallah
Cehaletin kılıcını sallama
Sefaletin sonu mu var
Neden, diye sormadıkça
Yalan, çıkar yere yıkar
Dimdik sağlam durmadıkça
Riyakarın yüzü şirin
ONLAR
belki dar ağacında belki de ateşte
en umutsuz anda dayan diyendir onlar
ölümü öldürmek böyle bir şeydir işte
her sabah gelip de uyan diyendir onlar
ON DÖRDÜNDE AYDAN DÜŞMÜŞ BİR GELİN
Hoyrata düşer de civan yorulur
Zamansız dalından düşme bir gelin
Yevmili mahşerde divan kurulur
İki gözü iki çeşme bir gelin
Bire dostlar bu ne sevda
Sanki bir belayı sevdim
Başıma yıkıldı dünya
Gece gündüz vayı sevdim
Dalından kopmuşa döndüm
O, NERDE
Sen O’nu seccadede,
Mekekke’de, tekkede ararsın;
Ben ise gülde, gönülde, güzelde
De hele: O nerde




-
Sadık Turan
-
Sebahattin Kömürlü
-
Cahit Telkök
Tüm YorumlarBeğeni ile okuduğum
güzel şiirdi. Tebriklerimi iletiyorum sayın şiir dostu.
kalemine sağlık Sn Nazik hoş bir şiir okudum yüreğinizde sevgi daim olsun ben PERİHAN PehLİVAN antoloji karmaşası devam edyor her yorum yazışımda başkasının adı çıkıyor bugünde sebahattin Kömürlü oldum işte.
Genis bir renk yelpazesi sunan güclü bir uslup
tebrikler