Vuruyor yüzüme anılar sensizliği
Gün ışığı ısıtmıyor hayallerimi
Özlem dokunması bırakmıyor elimi
Sigara dumanı sarmış hasretini
Sökmüş kırmış yıkmış ayrılık günlerimi
Çıktım be gece hayallimle beraber yola
Hasretin vurdu özlemin savurdu sahile
Nefesimde rüzgârın eserken alevlenen
Yüreğin aşkı badesiyle oldum sarhoş ben
Ayrılık denince aklıma
Siyah beyaza bulanmış martılar
Ve vapurlar gemiler gelir deniz de etrafa karışan yüzen köpük
Kara trenler gelir ellerimin boş kırık özlemle kalması
Hüzünlerin kaldırım taşlarına akması
Neden ayrılık denince aklıma İstanbul gelir
Doldurdun bedeni şehvetin acı suyu ile
Diktin ömür yoluna nefsin tohumlarını
Emaneti alma vakti gelince
Boşa fayda
Vermiyor biçtiğin batıl kumaşları
Son durakta konur ününe
Hasretin karanlık kuytusuna akıyor
Yaşlarım
Rüyalarım sızlanması diş geçiriyor
Anılarıma
Hüzünler sıkıca tutuyor özlemlerimin
Çığlıklarını
Ayrılık kapıyı vurdu
Anılar can çekişir oldu
Sevda türküsü hayalimi soldurdu
Hasretine yalnızlık kışı vurdu
Doyamadım sıcak tenine
Ölmene gerek yok ki
Cennet cehennemi görmene
Bak kendine kör kuyunun dibi
Arzuların nefsin
Güneş ışığı gibi yanmak haramın
Altında
Duyguları ilmi karanlıktan aydınlığa taşıyan
Kalem kâğıtla yarınların ufkunu çizdiren
Gökteki ay yıldızı cana canana kattıran
Umutların filizlerini yeşerten canım öğretmenim
Canım Sevgilim
Sen ben bir bakışınla mutlu ettin. Sana bir gün olsun diyemedim SENİ SEVİYORUM diye çocukken bize öğretmişlerdi erkek adam sevgisini belli etmez diye ama biliyor musun dokunuşunla ölüyordum bakışınla sevdamın üzerine özlemlerim toprak oluyordu sana sevdamı bakışlarımla anlatmaya çalıştım sevgimi her gün içimden taşıyorsun sessizce hep adını söylüyorum rüyalarımda sana sarılıp yanaklarından doya doya öpüyordum ruhunu ruhuma katıyordum sen bakma sert duruşuma kaşlarımın eğik oluşuna ellini tutuşumla titriyor bedenim ve kelimelerim dudağım ıslanıyor son gücümle bir çırpıda söylemek
Ama dedim ya öğrettiler erkek adam sert olur gülmez sevgisini belli etmez söylemediklerim saplanıyor yüreğime uğraştıkça önce bir oooh diyerek seni seviyorum demeyi ama kilinmişçesine kalıyor kelimeler kursağımda kaç sefer geçtim karşına sana bakmaya çalışıp şöyleyim seviyorum diye
Ne yaptıysam olmuyor şiirler okuyayım dedim kaset doldurayım dedim yapamadım korktum erkek adamı yaptığına bak derler diye bir hocanın konuşmasını dinledim eş dostunuza söyleyin diyordu
Sevdiğinizi bir doktorda diyordu ki seviyorum demek hem sizin hem de sevdiğinizi mutlu eder gençleşir duyguları demeye çalıştıkça gözlerim etrafı seyrediyordu erkek demez sevdiğini belli etmez kulağımda çınlıyordu bırakmıştım sevdiğimi söylemeyi aklıma mektup geldi işte şimdi özgürce söylüyorum biliyor musun
SENİ SEVİYORUM
Ömür Dediğin ne ki
Ya siyah beyaz veya
Renkli kısa metrajlı bir film
Yâda kısacık bir roman gibi
Ömür dediğin ne ki
Ağacın dalından kopup düşen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!