Yasam gayesi içinde çırpındım durdum
Mutluluk ararken bak ki ne buldum
Sen ile hüzünlerle boğuşur, eser oldum
Gidişinle her gelip geçene izini sordum
Arama dediler demediler ne uzak ne yakın
Gözlerini kapattıkça esmaya
Hayallerini verdi yudum yudum bağlamaya
Rabbime şükür’ünü sundu bir erkek bir kız evlatla
Vurdu talihsizliği bir hışımla kalem kağıda
Yüreğine topladığı nefesi anlattı kara toprağa
10 Kasım tahririnde
Saat dokuzu beş geçe
Kahırlar toprağa yüreğe
Düştü Dolmabahçe’de
Bir bulut ulusun üzerine
İnmiş
Gozum.almiyor yol çok uzun geliyor
Dudagima dugulenen sözler
Nefesimi kesiyor
Herşey agir geliyor
Sayiyorum gordugum
Lekeli sozleri nefesleri
Rüzgar uğultusunu kesti
Ağaçlar boyunlarını büktü
Dag taş çatladı ikiye bölündü
Karanlığa ihanetin boyası çalındı
Hayaller soldu yarım kaldı
Silahlardan çıkan her kuşun
Seni tanımdan önce yoktu
Bende böyle soru cevap
Karışıktı günüm
Akşam yatar sabah kalkardım
Dünü hele yarını hiç düşünmezdim
Yirmi dokuz ekim de gözlerim nefesim
bir kitap aldım
kapagında aşkın tarifi
ilk sayfasında aşkın kelimesi
dokunşlarda bahar esintisi
aşkın resmi sen
Dün akşam masamda
Bir kırık kadeh
Son nefes çektiğim sigaramın izmariti
Elimde tutuşturup attığın son mektup
Gözümden akan sensizliği bıraktım
Erik ağacın dalına bırakılan hayallerin
Öksenin üzerinde serpilen rüyaların
Havlunun serinliğine bıraktığın yarınların
Beyaz kardelenlerde papatyalarda açan yüreğin
Ey gülü maşuk baki aşkı canan yanan yüreğimde baharı açtır
Hasretin de solan goncayı gönül’e kattır
Ruhumun özlem çarpınmalarına bürde’yi söylettir
Yalnızlığın dolanmalarını yunus ‘un rüzgârını estir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!