Bu gece
Gözünün önünde sensizliği öldürdüm
İçimde büyüttüğüm hasretinin varlık ekini söktüm
Sok kez
Yudumladım özleminin acı şarabını
Kırık, dökük hatıralarımın içinde
Yine düğümlendi sözlerim, dudağım
Ufukta gözlerim koynumda ellerim
Sevda hasretiyle soldu gönlüm, ömrüm
Soluk dört duvarın arasında düşüm
Şu hatıraların sızısıyla kaldım
Yine gece vurdu
Hayallerimin esintisine
Sensizligin dogumuna
Anilarin dunden yarina olume
Ektigim ruya Filzlerin acmalarina
Sevda mavisinin solmalarina
Yine gidiyorsun hiç bir şeyini bırakmadan
Anı ve hayalimi içimden alıyorsun
Hasret bülbüllerimi gülü ağlatıyorsun
Bahtıma hüzünleri keder batırıyorsun
İşte yine bir kenarda bekliyorum
Çaresiz ve amaçsız şekilde
Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum
Dikenli hasret tanelerin batmasıyla
Sevdanın bütün ihtimalleriyle
Düşlerimin zamansız ilticalarıyla
Yalnızlık özlemini ızlama atıp gittin
Bir buse ile cana semmi katıp yıkıp gittin
Sineme hasretini son atışını alıp gittin
Gözümdeki gün doğumunu batırıp gittin
Ayrılık harını nefese batırıp gittin
Bendeki vuslat mahşerini oda atıp gittin
Bir başka zor bu gece yalnızlık
Bir başka yakıyor dudağımdaki sensizliği
Hayallerimi olmadık yere savuruyor
Rüyalarımda gözlerini hasrete savuruyor
Öyle zor ki bugece yalnızlık
Gecenin hüzün çığlıklarıyla
Gözlerinin hayallerimi soldurmasıyla
Bir acı oturdu tam göğsümün ortasına
Rüyalarım sokak lambasının altında
Yarınlarım sensizliğinle solmakta
Denizin hırçın bir o kadar hasret kokan
Dalgaları özlemleri kırmakta
Yalnızlık
Yaşamın bırakılmayan bir kapanıdır
Sessizce koku ile gelen
Bazen onca bir kalabalığın içinde paldır gürdür
Gelen
Acılarla hep yeniden başlayan
Yüreğimde sensizliğin
Hasretin büyük çökimlerin
Altında kalır
Anılar düşümün kırıntılatıyla
Batar, kanar
Kaldırım taşları kırık, dökük.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!