Sen yine uzaktasın
Ama sensizliğin İstanbul kadar yakın
Hasretin yakıyor kursağımı
Bacalardan tüten isler gibi
Kulağımı çınlatıyor ismini anışım
İskelete kalkan vapurun sesi gibi
yine sokaktayım
sevdamı sürüklemek teyim kaldırımlarda
oturtum ayrılıkları taşlara
hasreti vurmak tayım rüzgarlara
sensizliği gün doğumuyla kırmaktayım
düne inat
Bu kaçıncı yokluğun da
Anıların idam sehpasına çıktım
Hasretinin yıldızlarını kac defa yüreğimden düşürdüm
Ömrümü özlemin yağmurları ile islattim
Kursağımda kuruyan anıların isliklarını
Efkarımı toprağa ektim
Ve önümdeki yol bitti
Balkıyorum arkama yetişemiyorum
Dünün yarının trenleri gitti
Dudağımdaki badenin yaşam özü bitti
Ve artık tamam her şey nefsin abrası dengeli
Oldu işte erken veya geç
Bu gece
Gözünün önünde sensizliği öldürdüm
İçimde büyüttüğüm hasretinin varlık ekini söktüm
Sok kez
Yudumladım özleminin acı şarabını
Kırık, dökük hatıralarımın içinde
Yine düğümlendi sözlerim, dudağım
Ufukta gözlerim koynumda ellerim
Sevda hasretiyle soldu gönlüm, ömrüm
Soluk dört duvarın arasında düşüm
Şu hatıraların sızısıyla kaldım
Yine gece vurdu
Hayallerimin esintisine
Sensizligin dogumuna
Anilarin dunden yarina olume
Ektigim ruya Filzlerin acmalarina
Sevda mavisinin solmalarina
Yine gidiyorsun hiç bir şeyini bırakmadan
Anı ve hayalimi içimden alıyorsun
Hasret bülbüllerimi gülü ağlatıyorsun
Bahtıma hüzünleri keder batırıyorsun
İşte yine bir kenarda bekliyorum
Çaresiz ve amaçsız şekilde
Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum
Dikenli hasret tanelerin batmasıyla
Sevdanın bütün ihtimalleriyle
Düşlerimin zamansız ilticalarıyla
Yaşamak kolay değil yaşamak
Çok zor bir şeymiş yaşamak
Garip duygular içinde
Kin öfke huzur mutluluk neşe
Bazen anlamsız
Bazen de gayesiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!