Kaç hüzzamlı hüzün mevsimi açtı
Ömrümde
Kaç defa günler kurumuş sözleri dudağımı
Çatlattı
Yüreğimin kuytusunda sevdamın polenleri
Kurudu
Umut
kaldırın siyahları morları
yaşama kattın rengarenkler i
aydınlatın
düşünceleri nefesleri
duyguları sel yapıp akıtın
İNSANLARIN UMUTLARI TÜKENİNCE
HAYALLERİ BİTİNCE
YARIN DÜŞÜNMEYİNCE
DÜNÜ UNUTUNCA AĞLAYACAK
BİR YERLER ARIYORLAR
DUALARINI UNUTUNCA YALVARACAĞINI
Neler unuttuk neler
Neler kattik yasama neler
Atalarımızın bıraktıgı mirasları
Nefesimizdeki türklüğün sanını
Müslümanlığın ne olduğunu
Kardesi saytik komsyu gözetmedik
Unuttuk çocukluğumuzu unuttuk
Evin önündeki çocuk sesleri çok gelir oldu
Hayalleri yeşermeden soldurduk
Toplarını aldık geri vermedik
Üstüne birde bağırdık azarladık
Oyunlarını böldük bazen de dövdük
Günler aylar geçer
Yaşamın şafakları yanar
Saçı ağa tir ömrümün degirmeninde
Saat durmadan çalar
Zaman yürür
Düşünülmez eksiklikler hatalar
Gözaltlarıma inat su gibi aksın
Zaman
Çılgınca dönsün saatin yelkovanı
Penceremdeki seni bana kuşlar gitmesin
Gece gündüz ellerime inat yarışsınlar
Gelip gitsinler
Sana büyük düşmandır
Uyma nefsine sonu pişmanlıktır
Üstüne yükler olmadık derdi gamı
Bu kervan gider dünyada kalan hiç yoktur
İster zengin ister fakir ol fark etmez
Yolun sonu ölümdür
Konuşur kimseler anlamaz
Para ile övünür kimse önünden geçmez
Kıymetlidir elindeki dünyalık malı vazgeçmez
Gece gündüz sağda solda gezer bir iş tutmaz
Façası düzgündür para ile konuşur
Mal mülk ille olunmaz zenginlik
Îki bez parçası ile alınmaz benlik
Sorarsan kim zengin diye
Gönül hanını tamir edip girendir
Sorarsan kim fakir diye
Gönül hanını yıkıp döküp geçirendir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!