Ağaçlar yapraklarını dökmüş
Çiçekler solmuş boyunlarını bükmüş
Çimenler otlar sararmış
Parklar sokaklar kimsesiz kalmış
Bankların üstüne sarı hüzünler dolmuş yağmış
Gökyüzünü kara bulutlar kaplamış
sabah güneşi odama yansıması gibi
üstüme üstüme gelme ayrılık
savurma sararan yaprakjlarını
gözümü kanatıp yalnızlığı ıslatma
birde kasbuk bağlayan yüreğime
serpme eylül hüzünlerini
ey oğul hakkını helal et
Ey oğul
Yüreğimi dağladı acının közü
İsyan yüklü sözler vurdu dilime
Gözyaşılar diken diken battı bedenime
Hasretin titriyor kırılıyor nefesim sensiz
Ey sevdiğim
Sadece bak
Gözlerin değsin Ömrüme
Isıt hayallerimi
Sadece gel
İstersen sus konuşma
Hayallerimizi yazmak yerine
Ellerim gidiyor yüreğimin
Sevda arzusuyla uzanan sönmüş ömürleri
Filizlenmemiş umutların solmalarını yokluğa gidişlerini
Yanıp kül olup giden yarınların ümitlerini
Sokakta yüzü çamurlu çocukların
Habersizce safca babalarını bekleyişini
Kazalarda yok olan mutluğu hüzünleri
Titrek sesle verilen diz çöktüren haberleri
Doğruyu söylerken yediğim yumrukları
Geceler yine vuruyor
Gözlerime
Aktın yüregime
Dudagım sonuk
Kelimeler kırık
Hayallerim.düsüyor
Geceme bir gülümse
Ömrüme yansıyan ay ile
Hava soğuk üşüyor hatıralarım
Birde bendeki sensizlik
Ellerim titredikçe sol tarafımdaki
Bıraktıklarınla ısınırken
Gecenin bir vakti uzaklara daldım gittim
Hayalleri, düşleri tek tek söndürdüm
Düşüncelerin içinde ömrümün
Hanlarını köşklerini yıktım
Üstüne birde hıçkıra, hıçkıra ağladım
Önüme nefesimin terazisini kurdum
Gece vakti
Bir kadın gördüm parkta gördüm
Ağlıyordu
Sordum derdim ne diye
Önce bir baktı tutamadı kendini
Kapandı hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!