Bu akşam ilk defa ağladım
Penceremin önüne oturup
Sokağı seyre dalarken
Yüreğime bir iklimin soğuk
Esintisi düşerken
Gözyaşlarıma vuran dalların
İçime hep hüzün doluyor
Gözyaşım sana doğru akıyor
Bil ki sabah sensiz doğmuyor
Geçiyor günler seni kanatıyor
Gönlüme azapların batıyor
Yine hüzün doluyum
Yalnızlığın ateşi yandı
Düşlerimde
Mum.ışığın yansimasiyla
Hayallerim söndü
Duvardan düsen kreşlerle
Bir akşamüstü
Ömürden bir rüzgâr esti
Neler geldi ve gitti
Kaç mevsim geldi geçti
Nefeste hayaller umutlar
Yarım kaldı
Sarı sarı yapraklar gibi
Bir gün solacak ömür
Kuş sesleri rüzgâr esintisi
Kesilecek bitecek mevsimler
Nefese karışacak fırtınalı ölüm nağmesi
Renler renkler bir bir kaybolacak
Gençliğim gitti avuçlarımdan
Sonbahar dökülen yapraklar gibi bir bir
Mutluğun tadından unuttum dünü yarını
Binmişim sefa treni inmeyi unutmuşum
Vücudumun okşanma tadını bırakmadı
Zevki aşk sarhoşluğun tadına doyamadım
Ölüm bir adım daha attı
Bedenime
Bir başka kanca ile deldi
Yine
Yokluğun hiçliğin çizdiklerini attı
Yüzüne
Ölüm geliyor aklıma ölüm
Anlamsızlaşıyor her şey
Sözler tıkanıyor boğazımda
Damarımda kanlar çekiliyor
Üstelik üşüyorum
Ve
Aşılarsın hizmet ilim irfan aşkını
Gösterirsin himmet yolunun ışığını
Boşa harcatmazsın her anımızı
Hak edeb yolunda terletirsin canımızı
Susturmazsın gece gündüz ezberlettirsin
Elinde kitapla gezersin Sıkça sorular sorarsın
Öfkeliyim
Yüreğim sancıyor ve de sıkışıyor
Dudağıma olmadık sözler karışıyor
Duygularım karmakarışık
Aklıma olmadık şeyler takılıyor
Ellerim titriyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!