Ben bu şiirimi yazdım keder yüklü masamda
Kahır dolu kadehlerimi içip bağırmalarımla
Karlar yağan saçlarımın ağırlıklarıyla
Ellerimim titrek üşütmeleriyle
Kalbimin hasret ritmisin in takılmalarınla
Sana bir şiir yazdım
Senden şikayetim var demedim mi ?
Yolunu batıla çevirme oraya gitme demedim mi?
Her yolun sonunda yaradan var demedim mi ?
La ilahe ilahı dilinden düşürme demedim mi ?
Ellerini kaldır semaya samimice yalvar demedim mi ?
Şimdi çocuk olmak vardı
mavi gökyüzüne bakmak
olmadık şeylere görmek
sabah akşam gülmek
küçük şeylerle mutlu olmak
park bahçelerde sokak aralarında koşmak
Bugun sınavım var
Ne matametik , kimya
Nede biyoloji
Gozlerinin mahkumlugundan
Sözlerinin hancer gibi saplayasindan
Biraktiklarinin yarınlarını yakisindan
Yüreğim hırçın dalda gibi
Yıkıp geçen darmadağın bırakan
Rüzgâr gibi
Şimşeklerle karanlığa boğulan
Gökyüzü gibi
Demliğin köpürmesi köpürüyor
Siyah, beyaz kuşlar
Uçuyor yüreğimde
Kanat çırpınışlarında takılı
Kalıyor acılar, sevdalar
Hatıraları gökyüzüne savuruyorlar
Hüzün, keder cıvıltıları
Soframda yok ne tavuk et
Biraz ayran yarım ekmek
Ama yüreğimde sıkışan bir sevgi bir de sen
Gursagimin açlığını sensizliğin le
Yani senle doyuruyorum
Kalem elimde kağıt önümde
Hayallerde bile yoktur yatak
Hatta bir tutam ateş odun
Yarınlar
Umutlar
Rüyalar ve vesselam
Ceplerinde para
Sokaklar haneler yurekler
sessiz ıssız
Çocuklar oyuncaklar
kimsesiz öksüz
Buyuklerin gozleri ufukta
SON BİR SÖZÜM VAR
Ömrümün en zor günü
Sensizliğin gölgesi üstüme düşürdüğüm
Gözlerin kanarcasına ağladığım
Anıların hasret saatine vurduğum
Hayallerim son yaprağını rüyalarımla soldurduğum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!