Mısralar diz sevgili,
Bal damıtsın dili,
Çiçek koksun gece gündüz,
Sevda köşkünün sahili…
Mısralardaki her kelime,
Aşk hayattır acı-tatlı yaşanır,
Gönül coşar gül bahçesi dallanır…
Aşk murattır sevdalılar kuşanır,
Nakış nakış mendil olur sallanır…
Aşk kelamdır özen ile dizilir,
Kalpazan,
Aşk tüccarları,
Bal damlayan sözcükler,
Naylon faturadan…
Kara yazan,
Günü gelir yüzün döner gazele,
Ayna düşman firar eder suratın…
Yıllar vurdu senden daha güzele,
Patikaya döner her bir yüz hatın…
Demir bile tam tavında dövülür,
İndi sevda darabası,
Bir başına hüzün kaldı…
Gönül veda marabası,
Gözyaşına sözün saldı…
Güzel yanın izi rafta,
Sen bendeki benini al öyle git,
Ey vefasız sakın dönme geriye…
Ayrılığa şarkılar çal söyle git,
Kal şifasız dön bir kemik deriye…
Gitti sele tüm özverim himmetim,
Niye vurdun bu sevdaya kelepçe,
Kaçma artık aşk divanı kuruldu…
Bu can şimdi bomba düşmüş Halepçe,
Zulmün ile yürek yandı buruldu…
Derdin söyle nedir kinin garazın,
Al yüreğini,
Koy aşk sofrasına…
Sevgi doldur dağ çeşmesinden,
Okyanustan büyük saygı,
Bitmez yollarla yarışan hoşgörü,
Diz yüreğinin etrafına…
Uçtu umut yine kalpten avuçtan,
Aşk bağrına çatal hançer batar mı?
Gül kokusu beklemişsin havuçtan,
Meşk çağrına sevse tuzak atar mı?
Sahne çaldı birbirinden rüyalar,
Gözleri mercan gülüm,
Bir uğursuz kara kedi,
Geçti aramızdan…
Zevkli nimetler dizdi,
Süslü sofrasına,
Bizim yaramızdan…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!