Bu Haydar,
Betoncu Haydar!
Beton döker, harç karar,
Sabahtan akşama kadar…
Köyden göçmüş şehire,
İşim düştü belediyeye,
Dönmüşlerdi aç kediye…
Ben dayısız ciğer,
Bir aşağı bir yukarı,
Kaşe imza mühür,
Harç kestiler üçer-beşer…
Bilime küs örümceğe merkez üs,
Kemik topu yük etmişsin omuza…
Yedi delik o tokmakta sanki süs,
Kurban ol sen mısırdaki domuza…
Kan etmişsin bedenine narkozu,
Sessiz at voltanı eğme başını,
Pek tut yüreğini güneş doğacak…
Bülbüle çevirme tespih taşını,
Çek çelik sabırla güneş doğacak…
Silindire dönse ezse de efkâr,
Kırağıdır nazla inat aşığa,
Üzme güzel gözüm kaldı yollarda…
Gönül kuştur sevda kanat ışığa,
Gönlüm seni aramasın fallarda…
Ilgıt ılgıt esen sevda yelisin,
Çektiren var gam kederi gönlüme,
Tüm sitemim şık giyimli şakiye…
İsyanım var bu yapılan zulüme,
Taş dayanmaz zehir sunan sakiye…
Cilve ile cana oldu musallat,
Geldim YİBO' ya,
Bazen aç kaldım,
Bazen doydu karnım,
Senin tutumunla yarınım,
Karardı kömürden,
Yıllar çaldın ömürden…
Güneş doğar sini gibi,
Nemrut dağı tepesinde…
Taşlar parlar çini gibi,
Nemrut dağı tepesinde…
Harikadır her bir anıt,
Vur âşık vur sen o saza,
Gitsin hüznü şu gönlümün…
Anlatılmaz laf yobaza,
Gitsin hüznü şu gönlümün…
Saçma-sapan öter durur,
Perde inmiş ama gönül gözüne,
Gör desem de göremezsin güneşi…
Derde girmiş kanmış her kül sözüne,
Dur desem de sen korlarsın ateşi…
Aşk içmezsin sevgi akan pınardan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!