Kanadını açmış göğe uçarsın,
Söyle gönül nedir senin bu halin…
Dört bir yana gülücükler saçarsın,
Güler yüzün güle döndü cemalin…
Aldın sevda şerbetinden nasibin,
Umut,
Yitik bir düş,
Hüzün yüklü gözlerinde…
Sevda,
Boynu bükük bir kuş,
Bir tek seni sevdi garip yüreğim,
Bu günüm yarınım tatlı dilinde…
Can denizde sandal sensin küreğim,
Huzurum sevincim senin elinde…
Sevmek sevilmektir hayatın tadı,
Gönlüm sevdi âşık oldum ben ona,
Yudum yudum içtim sevda şerbeti…
Vefalı yâr ömür olur insana,
Gündüz güneş gece mehtap sohbeti…
Can yastıktır ninni söyler yâr dizi,
Vur âşık vur sen o saza,
Gitsin hüznü şu gönlümün…
Anlatılmaz laf yobaza,
Gitsin hüznü şu gönlümün…
Saçma-sapan öter durur,
Perde inmiş ama gönül gözüne,
Gör desem de göremezsin güneşi…
Derde girmiş kanmış her kül sözüne,
Dur desem de sen korlarsın ateşi…
Aşk içmezsin sevgi akan pınardan,
Vazgeçmedin çirkeften,
İnan yaktın sen seni…
Burnun çıkmaz keneften,
İnan yaktın sen seni…
Cahil zevzek ukala,
Kiralık kirli elleri,
Hangi hortumcudan almıştı acaba,
Kanlı emirleri...
Hangi zengin sofrasının yan tarafında,
Yağlı kemikleri yalamıştı dilleri...
Yürekleri kara kömür,
Yelkenli bir gemi benim şu ömrüm,
Dönüştü günlerim kara geceye…
Tükendi takatim, tükendi sabrım,
Dönüştü günlerim kara geceye…
Uykusuz geceler huzursuz günler,
Biliyorum,
Çile gemisi ömür,
Son limana yaklaştı…
Görüyorum,
Ayna gösterdi bana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!