Gönül verdim göz açtığım toprağa,
Gönül benim toprak benim kime ne?
Her gün döndüm daldan düşen yaprağa,
Gurbet benim yaprak benim kime ne?
Gitti gençlik hazan oldu bir ömür,
Avuçlarına doğardı sabah güneşi,
Saçlarını okşardı seher yeli,
Dut ağacında şarkıydı serçeler,
Selama dururdu yuvasında kırlangıçlar,
İki katlı kerpiç dam güne gülerdi,
Evde gonca güldü Kej Oğlu Abdulkadir…
Sarmış dört bir yanı kapkara duman,
Oluk oluk al kan akıyor aman!
Yürekler yanıyor bu nasıl zaman?
Kuduzu zincire hemen vurmalı…
Durma öyle Mahzun mahzun,
Çile çektin uzun uzun,
Tut feleğin yakasından,
Yeter artık paylaş kozun…
Neler çektik mıçı nice dert savdık,
Zalim akbabaydı biz garip avdık,
Onlar kana âşık biz cana tavdık,
İşkencede dağdık zindanda bağdık...
Yok mu ömür bahar diye bir mevsim,
Bir bozulmaz nikâhın var ayazla…
Güz renginde eylül olmuş her resim,
Bir buluşmaz sabahın var beyazla…
Parsellemiş beyler Dünya mülkünü,
Söyle sen bir hiç misin?
Hep kendini översin…
Kör kenefte iç misin?
Her pislikte yaversin…
Annenden sor babanı,
Kanadını açmış göğe uçarsın,
Söyle gönül nedir senin bu halin…
Dört bir yana gülücükler saçarsın,
Güler yüzün güle döndü cemalin…
Aldın sevda şerbetinden nasibin,
Umut,
Yitik bir düş,
Hüzün yüklü gözlerinde…
Sevda,
Boynu bükük bir kuş,
Bir tek seni sevdi garip yüreğim,
Bu günüm yarınım tatlı dilinde…
Can denizde sandal sensin küreğim,
Huzurum sevincim senin elinde…
Sevmek sevilmektir hayatın tadı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!