MAĞDUR VE MAĞDUR ~
Bir aynada iki kırık yüz,
ikisi de suskun ikisi de mağdur...
Bir gürz gibi inerken gecenin paslı sessizliği
camlara ve suretlere ;
kayboldu kendi iç sesinde ,
bir kalbin sustuğu yerde beklerken sebeplere...
Üstü başı şiirle örtülü,
yüzünde duman,
dilinde bir eski belki ...
Madurun öteki yüzüydü o
aynada silinmiş bir silüet gibi belki .
Harfleri çürümüş bir defterin kenarında
saklanmış anlam gibiydi,
ve her anlam
yarım bir haykırışın dudaklardan taşmamış hali gibiydi ...
Konuşmadı .
Çünkü konuşsa ;
kelimeler kuruyan bir göl gibi susar ,
her cümle başka bir hüznün elinden tutar da
boşluğa yürür ,
boşluğu kusar (!)
Bir sokakta yürürken değil ,
bir rüyanın kenarından geçerken düştü :
düştüğü yer düş değildi gerçekti ,
İçinden çıkılamayan bir düştü (!)
ve düştükçe anladı ,
mağdur bazen haksız da olur
ama kalbini tutar yine de tutar
çünkü kaybolursa başka ne olur.
bir ötekisi vardı onun
aynı surette farklı bir iç sızısıydı
o da mağdurdu
ama suçluydu biraz
ne farkederdi ki ?
yalnızlıktı yazısıydı...
İnsan bazen kendine de mağdur olur
farkına varmadan yakar kendini
bir aynaya bakar sen der ;
ama konuşmasa daha iyi :
zira duymak yorar kendini .
Sırtında hiç işitilmemiş
cümlelerin ağırlığı vardı...
ikindiye yakın bir yalnızlık gibi
geç ve soğuk sabırlı bir yargı vardı ;
ne zaman dua etse
sesi önce kendi kalbinden geri dönerdi (!)
çünkü kalp de bilirdi,
bazı dualar
ancak bir başka bir kalpten geçerken sönerdi!
Mağdurdu evet
ama artık mağdur olmaktan da yorulmuş bir yürekle
bir suskunluk büyüttü içinde,
öyle ki :
Yankı bile utanır oldu dilekle.
Ve ne zaman kendini affetmeye kalksa,
bir başka mağdurun gözlerinde kayboldu yüzü ;
eski bir ahşap çerçeve ile...
Bitim değil devam
İki mağdur bir aynaya bakar biri susar diğeri sorar
ama cevap yoktur ;
zira bazen iki yaralı birbirini saramaz ,
sadece yan yana durur .
ve gece uzar...
Uzadıkça içimizdeki kelimeler susmayı öğrenir...
Soğuk ve karanlık ,
ateş ve ışık ;
rüyaları içten içe düşten güçe düşürür.
Bir düş ışığın hiçbir evresinde tutunup da yaşamak istemez
İşte bu yüzden Sokrat bir ikindi vakti baldıran zehriyle zehirlenmiştir...
Ahmet Demir Hakperest
Kayıt Tarihi : 3.06.2026 15:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!